Ana Sayfa / Röportaj / Dilara Ayter ile TZUM Organics Üzerine

Dilara Ayter ile TZUM Organics Üzerine

Bugün bir ilki gerçekleştirip biraz da bebek modasından bahsetmek istiyoruz. Yakında bununla ilgili bir bölümümüzün açılacağının da müjdesini verelim. Aslında size tanıtacağımız sıfır kilometre %100 yerli malı “cool” ve unisex bebek markası TZUM Organics’in kurucusu Sevgili Dilara ile 5 Mart 2015, Perşembe günü açılışı yapılacak Mothers and Babies Day Spa & Playground’un açılışı ve pek tabi Bebek Dostu Mekanlar ile çok okunan Annelik yazılarıyla katkıda bulunan Zeynep Ozgan sayesinde tanışıyoruz. Tanışır tanışmaz belki de ikimizin de hem erkek bebek annesi hem de Kadıköy Annesi hem de çalışkan iş kadınları olması dolayısıyla aramızda bir elektrik oluştu 🙂 E arada ortak başka tanıdıklar da çıkınca tadından yenmez bir söyleşi ortaya çıktı! Ayrıca kendisinin Kadıköy Anneleri’nin de sıkı bir takipçisi olduğunu söylemeden geçmeyelim 🙂 GOTS ve CU sertifikalı bu tamamen organik 0-2 yaş bebek markasıyla röportaj yapan ilk kişi olduğumuz için ayrıca gururluyuz! Sürpriz hediye çekilişi ve Kadıköy Anneleri’ne özel indirim detayları için lütfen röportajımızı sonuna kadar okuyunuz 🙂

K.A. Dilaracığım selam, öncelikle bize biraz kendinden ve çalışmalarından bahsedebilir misin?

?????????????D.A. Ben aslında Fransız Dili ve Edebiyatı okudum ve Öğretmenlik Formasyonu aldım, fakat kozmetik sevgim Fransızca ile birleşince yıllarca kozmetik marka yönetimi yaptım. Son geldiğim nokta kendi şirketimi kurmak idi. Evlenince bu şirketi kapatmış Marmaris’e yerleşmiştim, boşanınca İstanbul’a geri dönüp oğlumun doğumundan sonra yeniden şirketimi organize ettim. Bir yandan da halen kozmetik şirketlerine marketing hizmeti veriyorum. 5 Kozmetik markasının da Türkiye ajansıyım. Biri Gratis’te şu anda, organik cilt bakımı Marilou BIO. Yine Gratis ve Watsons ile başka markalarım için de görüşmeler sürmekte. Bunların yanında TZUM’u oluşturdum ve bir de gerçekten küçük çaplı bir mekan olarak başlıyorum ama bir Day Spa organize ettim, içinde oyun odası olan. Az ama gerekli hizmetler var. Anne bebeği, küçük çocuğu ile gelebilsin, bir masaj, manikür pedikür yaptırırken miniği de yakında gözünün önünde olabilsin istedim. Kendimin böyle bir yere çok ihtiyacım oldu çünkü.  İşlerin hepsi tabi anneliğin yanında ilerleyen aktiviteler gibi kalıyorlar çünkü tam zamanlı olarak Annelik yapıyorum birincil olarak. Çok mutluyum bundan, çok iyi bir bağımız var kuzumla çok şükür ve herşeyi bebeğime kendim bakabileceğim şekilde organize ediyorum. Oğlumun eğitimi, gelişimi en önemli şey benim için bu dünyada. Ona sanatı da, sporları da, çevreyi de tanıtmaya çalışıyorum. Beraber geziyoruz, oynuyoruz, sohbet ediyoruz, fikirler paylaşıyoruz. Beslenmesini çok özenle organize ediyorum çünkü herşeyi etkiliyor, uykusu, sağlığı, giyimi, evde ve dışarıda geçirdiği saatler, oyun grubu. Bunlar benim en önemlilerim.

K.A.  O halde yeni girişimin hayırlı uğurlu olsun da şu markayı pek okuyabildiğimiz söylenemez 🙂 Sahi TZUM nasıl okunuyor?

D.A. Zum diye okunuyor 🙂

K.A. Hmm TZUM enteresan bir isim 🙂 Ne demekmiş? Bir anlamı var mı?

D.A. Evet. Anlamdan öte bir sürü corelation var aslında TZUM’da benim için. Biz Dağıstan’lı bir aileyiz. Dağıstan farklı boylardan oluşur. Mesela Babam Lak, annem Avar. Anneannem Magharul Matz. Oğlumun ismini Dağıstan’ın sembolü olan Kartal koydum, markamın ismini de Anneannemin Magharul Matz dilinde Kartal demek olan TZUM koydum. Herşeyi birden kapsayan bir marka ismi çıktı. Şirketim üzerine tescilli markam.

K.A. Peki TZUM Organics fikri nereden çıktı?

ka-030315-3D.A. Benden çıktı. İstediğim kıyafetleri bulamadım bebeğime. Doğduğu andan itibaren organik pamuklu giydirmek istedim, ya sadece sitelerde bişeyler vardı ki siteden alışveriş yapamıyorum ben. Alıp bakmalıyım elime. Ölçüyü tutturamıyorum. Ya da çok pahalı organik ürünler var, ve de bu organikler ya pijama gibi desenlerde ya da doğal duracağız diye sevimsiz düz bir mısır rengi var bilirsin, ondan. Hiç birşeyi beğenemedim…

K.A. Evet bilirim o rengi 🙂 Bazı organik beslenme ürünlerinde de kullanılıyor maalesef…Eee? Ve sonra oturup kendin mi yaptın yani?

D.A. Evet. Aslında en yakın arkadaşlarımdan biriyle bir bebek – çocuk giyim markası çıkartma projemiz doğdu onun ikiz kızları benim de oğlum doğduktan sonra; 1,5 yıl konuştuk durduk…Ben ciddi bir iş kadınıyımdır. Busines plan’lar, alım satım forecast’leri, media planları filanla boğuştum aylarca…Üreticiler buldum, modelistler buldum, teknik çizim kim yapacak, danışmanlık kim verecek, neyi kim kaça mal edecek. vs vs  baya bir tekstil işi planladım. Ve daha işe başlayamadan arkadaşımla fikir ayrılığına girince ben tek başıma kaldım. Designer oydu, yönetici de bendim aslında. Ama tek kalınca oturup bu sefer de çizim yapmaya başladım. Allahtan -biraz körelmişim elbette, elime kalem almıyorum yıllardır- ama çok iyi çizerim ben. Kendi beğeneceğim modelleri yaptım. Sırf bebek modeli diye hafife almadan yakaları dikişleri kol biyelerini ense dikişlerini vs ince ince düşündüm. Bebeğe giydirmesi kolay olan parçalar ortaya çıkartmaya çalıştım. Ve “cool” olmaları şarttı benim için. Ve de bebeklere hiç bir zarar vermeyeceğini bilmem gerekiyordu.

K.A. Her annenin dilinde şimdilerde; “İlle de organik olsun”. Organik olmayan giysiler sahiden de zararlı mı ki?

D.A. Şu klasik cümleyi iyice herkese yaymak gerek. Tam zararlar ölçülemiyor henüz ama, bedene değen herşeyin %60’ını cilt emiyor (Kimyasal madde içeriyorsa bunu da aynen emiyor yani), ve bebeklerin cildi de bizimkinden 5 kat daha ince, geçirgen, hassas. Zararı kendi kendimize kıyaslayarak vermeye çalışabiliriz ancak. Ben şunu söyleyeyim; oğluma doğduğu andan itibaren hep organik çamaşır yıkama sıvısı ile yıkanmış giysiler giydirdim, geçen yaz Bodrum’da bir kaç sefer normal deterjanla yıkanmış çarşafta yattı ve giysileri giydi, direkt yüzünde kızarıklıklar başladı ve kaşıntısı oldu. Şok oldum bu kadar çabuk ve direkt reaksiyona, hemen Sodasana sarıldım tekrar tabi. Sonra doktoru ile de konuştum, o da “Organik elbette ki daha iyi, giyside de biz tercih ederiz imkan varsa.” diye bir cümle kurdu ve benim kafam tamamen netleşti bu işle ilgili o zaman.

K.A. Sektöre “organik” iddiasıyla başka markalar da var, sertifikalı ya da değil. TZUM kumaşları da sertifikalı mı? Nerede üretiliyor? “Organik” ille de şu çirkin saman rengi demek mi 🙂

ka-030315-1D.A. Evet tabİi ki. Tek tek her ürün etiketinde de GOTS CU 810635 diye belirtilmiş durumda. Tüm belgeleri hazırda. Zaten hedefim iç piyasa yanı sıra ihracat yapmak. Türkiye klasik bilinçsizliği ile sertifika vs sormasa da ben en iyisi olsun istedim ve bunu yaptım. Üreticim muhteşem düzgün ve kaliteli bir firma ayrıca. Ürünler İzmir’de üretiliyorlar, kumaşlar en yüksek kaliteli organik kumaşlar. Kumaş boyaları keza, onaylı organik şartlarına uygun doğal boyalar. Yani şunu bu arada söylemek istiyorum, organik birşey alırken sadece saman rengi gördünüz diye “Aa tamam çocuğuma bu en iyisi” demeyin, yok öyle bişey. Klasik algı oluştu burada bunla ilgili ama eksik bilgi bu. Gayet rengarenk de olabilir, düz herhangi bir renk de olabilir ama bu organik oluşunu olumsuz etkilemez, cilde zararlı bir boya kimyasalı içermez. Ürünün sertifikasına bakın mutlaka. GOTS ve CU önemli sertifikalar mesela. Herkese her kumaşa verilmiyor. Çok fazla kriterleri var. Avrupa bunları arıyor muhakkak.

K.A. TZUM markasını kurarak neyi hedefledin? Ürün gamı nasıl olacak?

D.A. TZUM ile bebeklere yalnızca onlara asla hiç bir zarar vermeyecek şeylerin değmesini hedefledim. TZUM şu anda 7 ürünlük bir capsule collection ile Basics olarak çıkıyor; yani bebeğin en temel giysileri. Neler bunlar? Body’si, üstünün Kimonosu (kimono yerine de bir kelime arıyorum ben bu arada; Zarf demek de istemiyorum, Zıbın da çok sevimsiz bir kelime), Tshirt’leri, ve alt için pijama ya da eşofman altı tarzı bişeyler. Authentics serimizden de önce tek model çıkartıyoruz: Şalvar. Muhteşem oldu. Siyah ve Kırmızısını yapıyorum. Daha şimdiden numunesinin fotolarını paylaştım ve bir sürü istek aldım, ve TZUM 0-2 yaş için olmasına rağmen şalvar’ı 0-3 yaş olarak genişlettim. Benim hedefim sadece giysi değil, yukarıda söylediğim gibi “bebeğe değen herşey”. Yani çorabı, çarşafı, battaniyesi, yorganı, havlusu, belki mama önlüğü… Bu bağlamda genişlemeyi hedefliyoruz. Beynim milyonlarca modelle dolu. İnşallah hepsini yapabilirim. Yıllarca çizesim var!

K.A. Tasarımlarda, renklerde farklı neler bulabiliriz TZUM’da? Mesela biz ailece siyah bebek zıbını hastasıyız (yurtdışından alıyoruz tabi). Sen ne düşünüyorsun?

D.A. Aslında tamamen farklı. Herşeyi farklı bulacaksınız. Zira hiç siyah bebek tshirt’ü yok benim etrafta gördüğüm kadarıyla. Bizde var. Hatta üreticim korkarak beni de biraz çekindirmeye çalıştı “Hiç üretmiyoruz böyle birşey” diyerek, ama ben çok istiyorum, yaptım. Gayet koyu, ya da açık düz renkler, sakin çizgiler var TZUM’da. Cicili bicili değil bu capsule collection. İleride yapabilirim ama ben şu anda düz desensiz bişeyler görmek istiyorum birazcık bebek üzerinde. Gri, kırık beyaz, antrasit, siyah ve kırmızı renklerde çalıştık ilk koleksiyonumuzu. Bir de ben tüm dünya folkloru ile çok iç içe bir ortamda büyüdüm. Tasarımlarda bunun etkisini görebilirsiniz. Kimono dediğimiz, ön kısmı zarf gibi üst üste gelen üst giyim vardır ya, mesela bu tam bir Rus Gömleği gibi tasarlandı. Özellikle buna çalışıyorum. Tüm dünyanın asırlardır sevdiği, bilinç altında gelenekleri ile bağlı tuttuğu formları sakin modeller içine yediriyorum. Folklorik bir görüntüsü olmadığı halde çok güzel ve “bir şekilde tanıdık” geliyor bakana. Bunu Authentics koleksiyonunda özellikle çok daha bariz şekilde görebileceksiniz daha ileride.

K.A. Türkiye’de bebek/çocuk modası ne durumda sence? Pazarlama yöntemleri hakkında ne düşünüyorsun? Bildiğin gibi Coton Kids’in pazarlama kampanyası oldukça tepki çekti.

ka-030315-2Burada çok çok az sayıda çocuk/bebek markası var. Bir Caddeye çıktığınızda ne görüyorsunuz? Hemen hemen herkeste aynı bebek arabası, üstünde aynı battaniye, bebeğin beresi, annenin bebek çantası aynı…Biz bunlara bakıp değişik bir şey yok mu 3 tane yer var bebek için sadece diye farklı modeller düşünmüştük zaten ilk başta böyle istediğimizi bulamamaktan çıktı TZUM fikri. Pazarlama yöntemleri de büyük mağazaların kendi içlerinde bebek çocuk bölümleri var, müşterisi belli. Bu mağazalardan kendine alışveriş yapan kadın çocuğu olunca da direkt gidip bebeğine de alıyor. Bu markalar ne üretmişlerse çocuk modası denebilecek şey de paralel şekilde ilerliyor aynı pazarlama yöntemi içinde. Büyük markalar biraz bilinçlendiler zaruri olarak da iyi kumaşlar kullanıyorlar. Etrafta ucuz bebek giysileri de var elbette ama elinize alınca kokusu bile bir acaip. Oğluma hediye edilen çok şeyi direkt attığımı bilirim. İşte pazarlama burada çok önem kazanıyor aslında. İyi kumaşla, zararsız boyayla yapılmış ürünler doğru pazarlanmalı. Yüksek sesle anlatılmalı. Mesela Benetton da doğal kumaşlarla ilerliyor 0-12’de, bunu anlatsın board’larında. Anneyi bilinçlendirmek çok önemli. Hala süt verirken sigara içen insan var. Çocuğuna organik giysi mi düşünür? Bence de Coton Kids biraz abartmıştı. Çocukları büyükleri taklit etmeye fazla teşvik eden bir reklam yaptılar. Gerçi hangi çocuk o reklama dikkate edip de gidip alışveriş yapmak isteyecek? Yok öyle bişey. O reklam özenti anneleri hedef almıştı. Annesi ne şekilde yönlendirirse öyle gidecek küçükken. Sonra okul çağında trendler ortaya çıkıyor herhalde. Ben daha o yaşlardakilere ulaşmadım. Çocukların rahat olmaları gerekir. Konforlu, onları doğru ısıda tutacak giysiler içinde rahat hareket etmeleri ilk hedef olmalı. Babasının ceketinin küçüğünü giymek çocuk için çok rahatsızlık verecek birşey. Onun içinde hareket edemez. Ya da mini mini dar etekler. Şirin duruyor bebekte herşey zaten ama ne derece rahat onun içinde, söyleyemediği için giydirip gezdiriyoruz o şekilde. Ben pijama gibi görünmeyen ama düz sade çizgiler içinde ve kesinlikle bebeğin/çocuğun rahat edeceği giysiler giymesini istiyorum. Ayrıca zaten çocuk modası diye birşey de hiç olmamalı. Onlara trendler dayatılmamalı. Kendileri olsunlar, rahat bırakılsınlar bakalım Dünya’ya neler getirmişler görelim!

K.A. Sen artık Kartal’a artık sadece kendi markanızdan mı giydireceksin? Diğer tercih ettiğin markalar neler?

D.A. Hayır tabiki, kendi markam zaten daha çok küçük, bebek. Ama TZUM Basic ve Authentic’lerin hepsi bir erkek bebeğe de kız bebeğe de giydirilebilecek ve birbirleri ile kombine edilebilecek renk ve biçimler. Yani kendi markamın her ürününü oğluma giydiriyorum, ama oğlumu sadece TZUM’dan giydirmiyorum. Ta Finlandiya’dan organik giysiler getirtiyordum ama, bununla uğraşmayacağım artık en azından. Buradaki markalardan da modellerinde şıklık ve sadeliği beraber barındırdığı için Jacadi’yi çok seviyorum mesela.

K.A. Son olarak TZUM u nerelerden satın alabiliriz? Özel sipariş üzerine mi çalışacaksınız? İndirim sitelerinde sizi görebilecek miyiz?

D.A TZUM’u ilk önce tabi ki kendi sitesinden satın alabilirsiniz en hızlı oradan olacak satış, www.tzumorganics.com. Bunun haricinde bayiler ile görüşüyorum şu anda, e-bebek’te olmasını istiyorum ilk başta mesela. Bunun haricinde indirim siteleri ile de daha fazla kişiye ulaşmak adına kampanya dönemleri yapabiliriz,

K.A. 21 aylık oğlun TZUM kataloğu için modellik yapmış, maşallah çok yakışıklı, eğer teklif gelirse onun diğer markaların da çekimlerinde ya da belki bir reklam, dizi oyunculuğunda yer almasını ister misin? Bebek/çocuk modelliği, oyunculuğuna bakışın nedir?

D.A. Çok teşekkür ederiz efendim 🙂 Kartal bir İkizler erkeği olarak çok açık böyle şeylere. Çok rahat sette. İnsanlarla kontaktta da süper. Ama ben çok cadı, çok çocuğunu koruyan bir anneyim. Set ortamlarını da çok iyi bilirim, hiç kıyamıyorum onu bu işlere sokmaya. TZUM ürünlerimizi de çekerken, kardeşim fotoğrafçı, onun stüdyosunda tüm ısı ortam herşeyi Kartal’ın keyfine, uyku saatlerine uyacak şekilde ayarlayıp öyle yaptık çekimleri. Trafikte kalmayalım arabada sıkılmasın diye pazar günü açtırdım zorla kapalı mekanı. Anneannesi, ben, dayısı hep beraberdik. Başka çekimlerde bunu sağlayamam. Ama tüm şartları belirleyebileceksem bakarım duruma, bilemiyorum. Bebek çocuk modelliği diye bir şey var evet. Siteler, reklamlar, kataloglar her pazarlama aracında çocuğu / bebeği görüyoruz. Kaçınılabilir bir şey değil. Ama çok özen gösterilmesi gerek ne şekilde yapıldığına. Pedofili diye bir bozukluk var bu gezegende. Çocuğu koruyacak tarzda olmalı her şey. Aslında bu yüzden de küçüklerde fazla büyük taklidi imajlar istemiyorum. Gerek yok.

K.A. Anne hassasiyetiyle yaklaşıyor olman sence potansiyel müşterilerin TZUM’u tercih etmesinde bir avantaj yaratacak mı?

D.A. Olabilir; esas olarak zaten kendisi çocuğuna karşı hassas olan anne TZUM’da birşeyler bulacak. Gerçekten çocuğunu illaki fil ayı desenleriyle bezemek istemeyen ama sağlıklı ve rahat giysiler giysin isteyen anneler benim doğal arkadaşlarım sayılırlar aynı kafada olduğumuza göre ve bizler bir araya geleceğiz bu yolla 🙂

K.A. Bu durumda TZUM’a ve sana dünya’da güzel bir yer edinmeniz için iyi şanslar diliyoruz! Peki Kadıköy Anneleri için nasıl bir hediyeniz ve özel bir çalışmanız olabilir?

D.A. Öncelikle kendim de bir Kadıköy Annesiyim, ve Kadıköy Anneleri’ne çok önem veriyorum. Kadıköy Bebekleri de TZUM giysinler çok istiyorum tabi ki! Ürünlerimiz Mart sonu, Nisan başı gibi piyasada olacak. Kadıköy Anneleri’ne özel TZUM’dan %25 indirim veriyoruz  🙂

Aslı Altınok Erdal

1982 Çan/Çanakkale doğumlu Aslı(Nam-ı diğer “Muhtar Anne”), 2004 yılında Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun oldu. 2004-2006 yılları arasında Chicago, ABD’da Au Pair olarak çalışırken College of Dupagete İşletme ve Uluslararası İlişkiler dersleri aldı. 2007 yılından bu yana çalıştığı Uluslararası Fuarcılık sektöründe 20’den fazla ülke, 40’tan fazla dünya şehrine seyahat etti. Temmuz 2012’de 3 yıllık hayat arkadaşı Koray’la evlendi. 13 Ocak 2014’te oğlu Rüzgar’ın hayatına girmesiyle birlikte ikamet ettiği Kadıköy’de, kendisi gibi hayattan zevk almayı bilen annelerin bir araya gelip deneyimlerini paylaştığı Kadıköy Anneleri’ni kurdu. Oğlu 7 aylık olduğunda tam zamanlı çalışma hayatına geri döndü. Halen fuarcılık sektöründe pazarlama işi, Kadıköy Anneleri, İFSAK bünyesindeki 4 Mevsim Büyükada, Şiirden Fotoğrafa İstanbul, Yansıyan Kadınlar belgesel fotoğrafçılık projeleri ve aile hayatı dörtgeninde hayatta kalma mücadelesi veriyor.

Bu röportajı Facebook ve Instagram profillerinde #Kadıköy Anneleri  ve #tzum hashtagleriyle 9 Mart Cuma gece yarısına kadar paylaşan ve sosyal hesaplarımızdan bizi beğenen kişiler arasından yapılacak çekilişte 3 kişi seçeceği bir TZUM ürününü hediye kazanacaktır. Kazanan talihliyi sosyal medya hesaplarımızdan açıklıyor olacağız. Herkese bol şanslar!

Bu yazımızı da inceleyin.

“İyi Cüceler”in İyi Devi Esra Ergüven’le Söyleşi

Sevgili Kadıköy Anneleri merhaba, Bundan yaklaşık iki yıl önce İlk Kitaplığım köşeme başladığımda bu köşede …

WhatsApp
Email
Share
Tweet
Share