Kurban Bayramı ve Çocuk

Bildiğiniz gibi tüm annelere hatta babalar da açık portalımızda ebeveynlik ve hayata dair deneyimlerimizi samimi bir şekilde paylaşıyoruz. Yazılarıyla sitemize katkıda bulunan isimler her geçen ay artarken, zaman zaman belirli konularda uzmanların akademik görüşlerine de yer vermeye, bir de onların gözüyle yaşadıklarımızı değerlendirmeye karar verdik. Bu anlamda benim de yazlıktan(Altınoluk) çocukluk arkadaşım olan Aile Danışmanı Psikolog Nilgün Saltaş, değerli yazılarıyla bizlere yol göstermeye çalışacak. Kendisine aramıza hoş geldin diyor ve bayram öncesi hepimizin dikkat etmesi etmesi gereken bu hassas konuda görüşlerini paylaştığı için de teşekkür ediyoruz. Herkese keyifli okumalar ve huzurlu bir bayram geçirmesi dileğimizle…


Şiddet ve saldırganlığa yönelik davranışlar çocukluğun erken dönemlerinde öğrenilmekte. Televizyon, bilgisayar ya da sinemada çok fazla şiddet içerikli ögelere maruz kalmak, çocuklarda saldırgan davranışların oluşmasını ve ileriki yaşlarda davranış bozukluğu  görülme ihtimalini arttırmakta. Şiddet içerikli ögelere kurban bayramı  süresince de  televizyon, yazılı basın, internet ve sosyal ortamlarda sıkça rastlanabildiğinden, ebeveynlerin bu dönemde daha dikkatli olması gerekiyor. Yetişkinler için gerçekleştirilmesi olağan olan bu dini ritüeller eğer sağlıklı bir şekilde çocuklara ifade edilmezse çocukların ruhsal ve duygusal gelişimini olumsuz etkileyebilmekte.

Özellikle okul öncesi çağdaki çocuklar, ailesi ya da çevresinde bir hayvanın öldürüldüğünü duyar ya da görürlerse, bir canlının öldürülmesine anlam veremez ve ailesinin ya da çevresindeki insanların bu duruma neden olduğunu düşünerek onları suçlayabilirler. Hatta aynı durumun sevdiği insanların başına gelebileceği konusunda endişeler bile geliştirebilirler. Soyut düşüncenin yeterince gelişmediği ve ölüm kavramının tam anlamıyla anlaşılmadığı 12 yaş altı dönemde, çocuklar özellikle birebir kurban kesim işleminden ve medyada yayınlanabilecek görüntülerden kesinlikle uzak tutulmalı.

Eğer çocuğunuz kesim sahnelerine, medya ya da kendisi görerek maruz kalmışsa ve davranışlarında  eskiye göre değişiklikler gözlemliyorsanız ona duygularını ifade etmesi için fırsat verin. Durumu sizin algıladığınız şekilde anlaması için ikna etmeye çalışmayın, üzüntüsünü ya da ağlamasını engellemeyin, soru sormasına izin verin. Kurban kesiminin neden yapıldığını çocuğunuzun yaşına uygun olarak, içinde  ölüm gibi soyut kavramlar olmadan daha somut bir şekilde anlayabileceği bir dilde anlatın. Örneğin “Yiyecek alamayan  insanların da karnı doysun diye…” şeklinde iyilik ögelerini de öne çıkararak masalsı bir dilde sakince anlatın. Daha sonraki süreçte çocuğunuza onun ilgisini çekecek şekilde, sevgi dolu, eğlendirici unsurlarıyla  bayramı yaşatmaya çalışın. Çocuğunuzda bu süreçlerin  sonrasında  yine de sebepsiz korkular, içe dönme, duygu durum değişiklikleri ve endişeler gözlemliyorsanız, profesyonel yardım almanız fayda sağlayacaktır.

Herkesin Kurban Bayramı kutlu olsun.


Uzman Klinik Psikolog Nilgün Saltaş
1980 yılında doğdu. 2005 yılında Haliç Üniversitesi Psikoloji Bölümü‘nden mezun oldu. 20014 yılında Süleyman Demirel Üniversitesi Aile Danışmanlığı eğitimini tamamladı. 2005-2007 yıllarında stajlarını Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Psikoz Bölümü ve GATA Askeri Tıp Akademisi  Psikiyatri  Bölümünde gerçekleştirdi. Sonrasında çalışmalarına Özel Beykoz Polikliniği, Özel Altınışık Rehabilitasyon Merkezi, Dervişoğlu Özel Eğitim Rehabilitasyon Merkezi ve Cansın Preschool‘da devam etti.

Aslı Altınok Erdal
Aslı Altınok Erdalhttps://kadikoyanneleri.com
1982 Çan/Çanakkale doğumlu Aslı, 2004 yılında Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun oldu. 2004-2006 yılları arasında Chicago, ABD’da Au Pair olarak çalışırken College of Dupage’te İşletme ve Uluslararası İlişkiler dersleri aldı. 2007 yılından bu yana çalıştığı Uluslararası Fuarcılık sektörü PR&Marketing ve Proje Müdürlüğü görevi ile Uzak Doğu’dan Kuzey Afrika’ya, Orta Doğu’dan Slav Bölgesine, Avrupa’dan Körfez Bölgesine 20’den fazla ülke, 40’tan fazla dünya şehrine seyahat etti. Temmuz 2012’de 3 yıllık hayat arkadaşı Koray’la evlendi. 13 Ocak 2014’te oğlu Rüzgar’ın hayatına girmesiyle birlikte, ikamet ettiği Kadıköy’de, kendisi gibi hayattan zevk almayı bilen annelerin bir araya gelip deneyimlerini paylaştığı Kadıköy Anneleri'ni kurdu. 1 Haziran 2014‘ten bu yana sosyal medya hesapları aracılığıyla geniş bir kitleye ulaşan ve 13. Altın Örümcek Web Ödülleri’nde Eğitim kategorisinde Halkın Favorisi seçilen Kadıköy Anneleri'nde, onlarca annenin katkıda bulunduğu yazılarına yer vermekte. Oğlu 7 aylık olduğunda tam zamanlı çalışma hayatına geri döndü. Halen fuarcılık, Kadıköy Anneleri, sosyal ve aile hayatı dörtgeninde var olma telaşını sürdüyor.

Kaçırmayın!

Önceki İçerikAnne Olmak Bana Ne Yaptı?
Sonraki İçerikKirpi ile Kestane

Benzer Yazılar