20 Kasım 2017, Pazartesi
Ana Sayfa / Hamilelik Günlükleri / Aspurçe'nin Hamilelik Günlüğü / Aspurçe’nin Hamilelik Günlüğü: 39. Hafta

Aspurçe’nin Hamilelik Günlüğü: 39. Hafta

Merhaba Sevgili Kadıköy Anneleri,

13. haftamdan beri beraberiz. Adım adım ilerledik. Zaman geçmedi ya da çok hızlı geçti bilemiyorum. Bildiğim yegane şey çok zor ama güzel bir şey yaşadığım. Bir şey yüzünden hem heyecanlanıp hem endişelenebiliyorsunuz. Çok yorucu. Çalışmadığım halde bu kadar yorgunluk, acı çektiysem çalışabilen hamileleri öper başımın üzerinde gezdiririm.

Benim işim öğretmenlik oturularak yapılan bir iş değildi. Ve ben son 4 senede en az 9 ay hiç popomun üstüne oturmadım. Bu oturmak bana fazla geldi. Kendimi tembel, tembelliği seven biri olarak görürdüm. Ama bu bana bile fazla geldi. Zihnimi çoğu zaman toparlayamadım. Doğru düzgün kitap okuyamadım. KPSS çalışayım dedim, yapamadım. Düzenin değişmesi ve bu değişimin benim bedenimde, kimyamda da olması daha önce “ben buyum” dediğim her şeyi silip attı.

Hamilelik kişinin kimyasıyla oynuyor evet. Bende olmadı diyen kadınlara bayılıyorum, imreniyorum. Gerçi insanın hep istediği, olmayacağına inandığı bir mucizenin gerçek oluşunun şoku değil 9 ay 29 ay geçse geçmez bence. Hazır değildik. Fatih de ben de bebek sahibi olmaya, bilmediğimiz bir yerde birlikte yaşamaya hazır değildik. Ama hazır olunca da her şeyin dört dörtlük olmasının garantisini kimse veremez değil mi?

ka-29032016Bu yolculukta hiç istemediğimiz şeyler yaşadık. Maddi olarak hırpalandık. Manevi olarak sarsıldık. Hormonlara çok yük bindirdim bunun dışında da iki farklı insan olarak bir arada olmanın çeşit çeşit zorluklarını tattık. Ben kolay pes ederim, bir şey beni zorlarsa o şeyden vazgeçerim. Üzüldüğüm an üzüntünün kaynağını ortadan kaldırmak için sorun çözmeye kalkmam o kaynaktan uzaklaşırım. Çocukluk, kendini koruma güdüsü falan her halde. Bilemiyorum. Henüz anlamaya başladım. Belki de henüz büyümeye başladım. Sanırım Zafer’in gelişi hem beni hem Fatih’i olduğumuzu sandığımız ama henüz daha kapısının eşiğinde olduğumuz yetişkinlerin dünyasına sokacak. Annem okusa “sonunda” derdi muhtemelen.

Zor bir kaç hafta geçirdik. Bebek için evi temizlemekte eşimden beklediğim yardımı alamam, bir takım yanlış anlamalar ve onun kullandığı antidepresanın sürekli uyku yapması beni zaman zaman çileden çıkardı. Neredeyse son haftaya kadar el bebek gül bebek davranan sevgilim son haftalarda bebek paniğinden kaynaklanan “işler olsun bitsin” arzumu kendisine yaptığım eleştiriler olarak aldı. Bu da bizi hafif yordu, kırdı. Çok ağladım. Neticede tatlıya bağladık. Ama sonlara yaklaşınca her şey gerçek olmaya başlıyor ve bu ikimizi de çılgınlar gibi korkutuyor. Planlı hamilelikleriniz için lütfen yalnız kalmayacağınız dönemleri seçin hanımlar. Bu, ailenin bütün fertlerini ilgilendiren bir süreç. Ebeveyn olmanın ağırlığı hele ki ilk çocuksa her iki tarafı da korkutabilir.

Bu size hamileliğimle ilgili son yazım olacağı için girişi biraz uzun tuttum affınıza sığınarak. Birbirimizin yanında bu kadar özel bir süreci paylaşarak yürüyoruz. Bu nedenle Kadıköy annesi olmaktan gurur duyuyorum. Anneliğimi kadınlığımla, işimle, sosyal hayatla birlikte yürütebileceğimi sizlerden görerek öğreniyorum. Hepinize çok teşekkür ederim.

Şimdi gelelim Zafer’den haberlere. En son doktor kontrolümde devlet hastanesi 38+5 özel hastane 37 haftalık olduğumu söyledi. Devlet hastanesi “Salı günü gel alalım” dediğinde ben azıcık çıldırdım. Bunu söyledikleri gün perşembeydi. Annem, arkadaşlarım kimse yok. Ev berbatka-29032016_1 durumda, hiçbir şey yetişmemiş. Bebek odası annem geldikten sonra alınacak. Annem biletini erken aldı, uygun olsun diye. Doğurursam bozması gerekecek. Boşa masraf. Neler neler geçti aklımdan. Ama en büyüğü: “Çok erken, daha değil, Zafer daha küçüktür. Biraz daha kalmalı.” O hızla çıktım eve geldim. Annem bir sorun yaşamadığım sürece erteleyebileceğimizi söyledi. Bu esnada özelde kontrollere devam ediyorum, nst’ye giriyorum. Şu anda her şey kontrol altında. Sancım yok. Ağrım çok. Belimi toparlayamıyorum. Uykusuzluktan çürüyene kadar uyuyamıyorum ve kasıklarımda bacak çekilmesi gibi bir şey oluyor. Yalancı kasılma dedikleri şey ya da huzursuz bacak sendromu olabilir diye düşünüyorum. Bacaklarım o çekme hissinden sonra kaskatı kesiliyor. Doktor, “normal” dedi. Eh dedim “Şurada kaldı 1 hafta, çekeceğiz madem.” Ha bir de acaba sancı neye benziyor, nereden anlayacağım sancım olduğunu gibi sorularla meşgul. Net bir cevap bulamıyorum. Oğlan bu hafta 3 kilo olmuş. Artı eksi 200 gr olabilirmiş.

Asıl sıkıntımız şu, devlette doğum yapacağım ama devlet hastanesi prosedürlerini bilmiyorum. Sezaryen olacak ama hangi anesteziyle olabiliyorum fikrim yok. Bu konuda internet çok kısır. Doğumdan sonra veya belki o süreçte hepsini yazacağım. Bizim gibi maddi durumu özel hastanede doğum yapmaya elvermeyen kadınların nasıl bir yol izlemeleri gerektiği hakkında. Biraz daha açıklayıcı bir süreç olsaydı korkmazdım sanırım bu denli. Özellikle devlet hastaneleri sırf doğum için prosedürleri anlatacak bir danışman bulundurmalılar bence.

İlk sütüm geldi. Çok acayip bir histi. Kendimi gerçekten bebek fabrikası gibi hissettim. Fatih’i çağırdım o anda. Geldi. Çığlıklar atarak kaçtı 🙂 Sanırım beni kadından ziyade anne olarak düşünmeye başlaması sürecimizi biraz zorlaştırıyor olabilir. Umarım doğumdan sonra bu böyle devam etmez.

Bu arada yine köpekli bebekli ev hususunda çekincelerim oluştu. Matiş nasıl tepki verecek acaba? Çok strese girmese bari diyorum ama karşı komşumun 1 yaşındaki kızından aşırı korkuyor. Havlıyor, Allahtan kız hiç ağlamadı onun bağrış çağırışına. Bebekle sürekli bir arada olacak ama düzeni değişecek. Beni de Fatih’i de çok kıskandı. Kızı eve getirip birkaç saat baktık 2 gün arka arkaya. Hiç yaklaşmadı. Gözleri görmediği için koklamasını istedim, bebeğin elinden yiyecek bile almadı koklamak ne yana dursun. Ailelerimize çok tepki verecek. Keşke kız kardeşim gelebilseydi diyorum, çünkü Matiş onunla sakinleşirdi. Bir de bizimki çok heyecanlanınca altına kaçırıyor. Umarım haftaya hava çok güzel olur da dışarIda bol vakit geçirtebiliriz. En sevdiği arkadaşım Oya’nın burada olacak olması bu anlamda  biraz rahatlatıyor beni.

Çok uzattım. Bu büyülü, ağrılı, zor süreçte yanımda olduğunuz için hepinize çok teşekkür ediyorum. Hamilelik formatımızı terk edip doğum, annelik, kadınlık formatında yine aranızda olmaya çalışacağım. Ne kadar bedenim Kadıköy’de ikamet etmese de kalbim, ruhum hep orada. Yazın umarım tanışabiliriz.

Sevgilerimle.

Bana mail atmak isterseniz aspurcegizem@gmail.com belki paylaşmak istedikleriniz olur.  Ya da belki bez, yeni doğan kıyafeti(kullanılmış da olur) göndermek istersiniz. Ne hoş olur. Öpüldünüz.

Aspurçe Gizem Koçak

Zafer Artu‘ya hamile. 28 yaşında bir çöl ahusu. Mersinli baba Amasyalı anneden olma, Çorum doğumlu, gençliğini Diyarbakır, Erzincan, Malatya’da geçirmiş çok memlekete ait bir kadın. Kırıkkale Üniversitesinde Türk Dili ve Edebiyatı bitirdi. Çok uzun yıllardır blog yazıyor. Kişisel blogunda hayatını, endişelerini, yazmaya devam ediyor. 2011 yılından beri özel kurumlarda öğretmenlik yapıyor. Cinsiyetçilik yapan medya unsurlarına takıntılı olduğu için 3 arkadaşıyla beraber cinsiyetçi medya takip sitesi www.cinsomedya.org‘u kurdu. 2 kedisi 1 köpeği var. 2015 Eylül’de sürpriz bebeğinin babası ile evlendi.
Zeki Çocuk Anaokulu

Bu yazımızı da inceleyin.

Zennube Ezgi’nin İçinden Bir Zeytin Doğdu!

Sevgili Kadıköy Anneleri, Bilenler bilir, 30. haftadan beri ha geldi ha gelecek diye bekledik durduk …

error: Yazılarımızdan memnun kaldıysanız, kopyalamak yerine paylaşabilirsiniz... Sevgiler! ʕ•ᴥ•ʔ
8 Shares
Share5
+12
Share1
Email
WhatsApp