17 Ağustos 2017, Perşembe
Ana Sayfa / Hamilelik Günlükleri / Aslı'nın Hamilelik Günlüğü / Aslı’nın Hamilelik Günlüğü: 38. Hafta

Aslı’nın Hamilelik Günlüğü: 38. Hafta

Son hafta, son 9 gün… Hızlıca bu günleri özetleyip duygu durumuma geçmek istiyorum…ka-17052016- (16)

09 Mayıs Pazartesi 37. hafta kontrolümde bebeğimizin 3500gr, benim de 77.7kg olarak istikrarlı büyümemize devam ettiğimizi bebeğimizin sağlıklı olduğunu ve NST’de sıkıntı olmadığını öğrendik ve doktorumla Ayhan’ın arkamdan konuştuğunu duydum neyse ki güzel şeyler söylüyorlardı. Doktorum ‘’Aslı Hanım güler yüzlü, pozitif olduğu için bu kadar yakın olmasına rağmen hamilelik sürecini güzel atlattı’’ diyordu. Bir de bana “Ben emzirmeni istemiyordum ama sen çok isteyince bir şey demedim ama iyi oldu.” gibi bir şey söyledi. Hamileliğimin son günlerinde bunları duymak nedense hoşuma gitti 🙂 Bu sözlerden sonra ertesi gün hasta oldum, nazar değdi sanırım. 4 gün boyunca ishal, bulantı, karın ağrısı ve halsizlik ile yattım ve serum takıldı, bu kadar yatmak tabii ki hoşuma gitmedi. Her gün bir bahaneyle Demir’i de alıp arabaya atlayıp gezerken birden zor geldi, bu kadar evde olmak. Neyse ki geçti…

ka-17052016-10Cuma akşamı Kadıköy Anneleri’nden Muhtar Anne Aslı, Tadokids ve Tadoevents‘in kurucularından Esra, Tamamanne Dila, Joimove Türkiye temsilcisi Nur Niyaz, blogger Esra, Uyusun Ki Büyüsün kurucusu Asu, Alerji ile Yaşam Derneği Yönetim Kurulu üyelerinden Aslı Gülbüz ile doğum öncesi buluşmaya karar verdik. Asu ve Aslı Gülbüz gelemedi ama biz buluştuk. Buluşmaya gittiğimde konsept yapalım hepimiz beyaz giyelim dedikleri için, beyaz giyen masa aradı gözlerim ama bulamadım çünkü bana beyaz giydirip kendileri siyah giymişler ve benim için sürpriz babyshower hazırlamışlar 🙂 İnsanın arkadaşları tarafından düşünülerek kendisi için böyle bir organizasyon yapılmasının kıymetini ve duygu olarak karşılığını tanımlamam çokka-17052016 (4)zor 🙂 Hele bir de hamile ve duygusalsanız zaten mümkün değil 🙂

Acayip güzel, keyifli bir geceydi. Tadoevents bu konuda ne kadar iyi olduğunu bir kez daha gösterdi, kocaman sepet içinde çok güzel hediyeler, hepimiz için taçlar, el yazıları, boynuma taktığı kurdele, hazırladığı oyun hepsi birbirinden güzeldi. Kadıköy Anneleri platformu kurucusu Muhtar Anne Aslı’ya ne kadar teşekkür etsem az, bu kadar pozitif, keyifli kişilerle bizi tanıştırıp aynı ortamda buluşturduğu için 🙂 Bir kez daha söylüyorum Kadıköy Anneleri iyi ki varsınız 🙂 Hayatımın belki de en karmaşık olabilecek döneminde hayatıma dokunup mutlu olmamı, keyifli vakit geçirmemi sağlıyorsunuz 🙂

Cuma akşamı böyle keyifli, mutlu geçti ve eve ağzım kulaklarımda sanırım gece 1 gibi döndüm 🙂 14 Mayıs ka-17052016 (2)Cumartesi sabahı doğum öncesi son kontrolümüze gittik. 38. hafta kontrolü 3680 gr bebeğimiz, ben de 77 kg bu hafta hastalıktan kilo vermişim ama sıkıntı yok, her şey yolunda ve planlandığı gibi Salı günü doğum var. Cumartesi son ana bıraktığımız işleri halletmek için son günümüz. Bu arada bebeğimizin artık ismi var Can. Can Ulusoy 🙂 Artık çikolata siparişi verebilirim, kendi el emeğimizle yaptığımız kitap ayraçlarımızın üstüne isim yazdırabiliriz 🙂 Çikolata
siparişini verdim ‘’Hoş geldin Can Bebek’’, baskı merkezinde transfer kağıda bastırdığım yazıları evde keçelerin üstüne ütü ile basacağız, daha önce yapmadık ama yaparız herhalde diyerek akşam Gamze tek tek tüm ayraçlara isimleri bastı 🙂 Demir’in hazırlıklarında da emeği çoktu Gamze’nin, bunda da yetişti 🙂

Pazar günü çikolatamızı da aldık, ev yavaş yavaş kalabalıklaşmaya başladı ve doğum evi havasınaka-17052016- (3) büründü. Annemle babam geldi, Uğur Başak ve çocuklar geldi, İrfan geldi derken hareketli bir Pazar günü geçirdik. Pazartesi son gün kalan işler toparlandı, hastaneye gidecekler, son hazırlıklar yapıldı, ikramlıklar hazırlandı, kuaföre gidildi. Bir de evdeki herkes gönderilerek kendimle baş başa vakit geçirilerek, hüzünlü bir şekilde hamilelik günlüğü son yazısı yazıldı…

Haftayı özetlediğime göre duygu durumuma geçebiliriz. Duygu durumumun biraz fırtınalı olduğu uyarısını yaparak başlayayım :) Doğuma bu kadar az bir zaman kala bir hamile kendini nasıl hisseder veya tüm hamileler aynı mı hisseder bilmiyorum… Sanırım herkes farklı bir ruh haline giriyor. Benimki biraz daha mı farklı acaba? Bunun bir kısmı ikinci çocuk endişeleri olsa da aslında bir şeylerin bitmesi ve bilinmez bir durumun başlaması sanki… Sanırım ruh halimi anlatabilmem için Demir’de hissettiklerimle başlamalıyım…

ka-17052016- (9)Demir’e hamile kalmadan önce bir süre tedavi görmüştüm, çünkü herhangi fiziksel bir problem olmasa da hamile kalamıyordum. Hamile kalamamamda Ayhan’a göre en büyük etken benim çocuk istemiyor olmamdı. Sanırım haklıydı. Çoğunluğun aksine çocuk istemiyordum, böyle iyiydik. Ben hala, teyze olmaya alışkındım. Evet yeğenlerimi, arkadaşlarımın çocuklarını çok seviyordum ama anne olmak benim istediğim bir şey değildi. Bu kadar büyük bir sorumluluğu kaldırabileceğimi, kaldırmak istediğimi düşünmüyordum. Hele ki bu ülkede her gün bir sürü masum çocuk, genç ölüyorken… Ayhan benim aksime çok istiyordu ve elbette ona haksızlık yapamazdım, sonunda Ayhan beni ikna etti. Çocuk olunca sorumluluğun ikimizde olacağı, sosyal hayatımın minimum etkilenmesi için elinden geleni yapacağı, bakımını benimle paylaşacağı gibi benim çekindiğim konularda bir sürü güzel sözler verdi 🙂 Sözlerini tuttu mu diye merak ediyorsanız, tutmasaydı ikinci çocuğa hiç cesaret edemezdim 🙂 Biraz iddialı olacak ama Ayhan gördüğüm en iyi baba diyebilirim 🙂

Bütün bunların sonucunda Demir’e hamile olduğumu öğrendiğimde çok mutlu olmuştuk çünkü 2 yıldır buka-17052016- (11) haberi bekliyorduk. Mutluluğun yerini kısa sürede endişe almıştı, acaba hamileliğim devam edecek mi? Kritik 12 haftayı atlattıktan sonra bu sefer korku başlamıştı, ben anne mi oluyorum? Nasıl yani? Hamile olmak çok hoşuma gitmişti, içimde bir canlı ile geziyor olmak keyifliydi ama insanların söylediği gibi ulvi duygular içinde değildim… Zaten doğurunca nasıl olacak hayatımı ne kadar etkileyecek soruları sürekli beynimde dönerken ne hissediyorsun sorusunu her seferinde “korkuyorum” diye yanıtlıyordum… Bu yanıtı alanlar genelde garipsiyordu. Eski ev arkadaşım Hülya ile ka-17052016- (10)bunları paylaştığımda bana çok güzel bir şey söyledi ‘’Doğumdan sonra kucağına aldığında da öyle büyük ulvi duygular hissetmeyeceksin, kendini hiç sorgulama rahat ol’’ gerçekten öyle oldu. Demir doğdu ve evet muhteşem bir şey, mucize falan ama öyle dolup taşan duygular hissedemedim, sanki bana emanet edilmiş bir bebek gibiydi, evet keyifli evet insanın yüzünü gülümsetiyor ama bu kadar… Her gün Ayhan’a soruyordum ‘’Sen ne hissediyorsun?’’, O da benimle aynı duygular içindeydi ve bu yaklaşık 4 ay sürdü. Hatta 7. aya kadar Demir’in beni sevmediğini, onun için sadece meme olduğumu düşünüyordum… 4. aydan sonra benim hislerim 7. aydan sonra Demir’in hisleri değişti ve birbirimize sevgimiz ve bağlılığımız her gün arttı 🙂ka-17052016 (6)

Bugün itibariyle aşağı yukarı aynı hissiyatlar içerisindeyim. Hamileliğim sonlanacak, hamile olmayı seviyordum 🙂 Yeni bir düzen, yeni bir hayat başlayacak ve ben bütün bunlara yetebilecek miyim, Demir’le düzenimizi kurmuştuk, iki çocukla nasıl olacak? Demir uyumlu bir bebekti ve Can nasıl olacak? Her şey bitiyor mu, yeniden mi başlıyor? Hüzün, korku, endişe, stres…

Bu sefer bir de Demir faktörü var… Demir’i ihmal etmek istemiyorum, ona sorumluluk yüklemek istemiyorum, büyümüş gibi davranmak istemiyorum, artık abi oldu demek istemiyorum, Demir’e haksızlık etmekten korkuyorum… Yarın doğuma gideceğim ve kafamda sadece Demir var.. Aman Demir yalnız kalmasın, kendini terk edilmiş hissetmesin. Planlar yapıyorum onun için sabah uykusunu uyusun, sonra yanıma gelsin, bütün gün hastanede dursun, sonra yanında Ayhan olsun. Ayhan’ın benim
yanımda olmasını da çok istiyorum ama kendimden vazgeçebilirim. Ben her şeyi kontrol etmeye alışmışken ka-17052016- (6)hastanede iki gün kalacak olmam ve düzeni sağlayamayacak olmam da strese sokuyor beni. Sanki ben planlamazsam ve dahil olmazsam her şey yanlış olacak gibi… Kısacası hüzün ve endişe sardı bedenimi. Umarım yarın sağlıkla Can’ımıza kavuşuruz, her şey yolunda gider, Demir hep gözümün önünde olur ve ben bir an önce evimize gelip yeni düzenimizi oluştururum 🙂

Son notum Demir ve Can için; bütün bu endişelerime rağmen hayatımda yaptığım en güzel şey önce babanızla evlenmiş olmak, sonra da sizleri doğurmak. İyi ki anne baba olarak bizi seçtiniz, iyi ki hayatımıza dahil oldunuz, iyi ki bizi aile yaptınız 🙂 Umarım uzun yıllar hep birlikte mutlu, sağlıklı yıllarımız olur 🙂 Hayatımda üç erkek hep baş tacım olacaksınız… Ben de sizin göz bebeğiniz 🙂

ka-17052016- (2)

ka-17052016- (7)

ka-17052016- (5)

ka-17052016- (4)

ka-17052016 (9)

ka-17052016 (7)

ka-17052016- (13)

Aslı Cebeci

1979 doğumlu, 2014 Aralık ayından beri Demir’in annesi. 2016 Mayıs ayında doğacak ikinci çocuğunu bekliyor. Uzun yıllar hemşirelik yapmış, halen bir hastanede yönetim kadrosunda çalışıyor ve gezmeyi, fotoğraf çekmeyi seviyor.

Bu yazımızı da inceleyin.

Zennube Ezgi’nin İçinden Bir Zeytin Doğdu!

Sevgili Kadıköy Anneleri, Bilenler bilir, 30. haftadan beri ha geldi ha gelecek diye bekledik durduk …