Ana Sayfa Hamilelik Günlükleri Zennube Ezgi'nin Hamilelik Günlüğü: 18.&19. Hafta

Zennube Ezgi’nin Hamilelik Günlüğü: 18.&19. Hafta

Merhaba sevgili Kadıköy Anneleri!

Bu hamile arkadaşınız bu hafta çok yoruldu.
Haftalardır beklediğim an geldi, sonunda evi taşıdık. Ve nakliyecilere ”Siz 1+1 eve 3+1 ev sığdırmışsınız” dedirttik. Utandım onca eşyadan. Kullanmadığımız her şeyi düzenleyip, ayıklayıp uygun yerlere bağışlayacağız. Söz. (Arkadaşım Aysu buna hiç inanmasa da…)
Bir sürü insan, eş, dost, akraba yardımımıza geldi taşınırken. Sağ olsunlar divan montajı mı istersin, dolap silmek mi, merdiven süpürmek mi? Akla gelen gelmeyen her işi birileri yaptı. Ama ben de bir yandan boş duramadım. Onlar kadar işe yaramasam da, malum anca küçük miktarlarda eşya taşıyabiliyorum, yine de 5 dakika durmadım. Sonunda, el birliğiyle evi iki günde yaşanabilen, temiz, yerleşmiş bir hale soktuk.

ka-09062016
2,5 cm’lik ayaklar…

Bu işlerden sonra öyle çok belim ve başım ağrıdı ki, meraklandık, nöbetçi doktora gittik. Hem zaten haftanın sonunda Antalya’ya uçak yolcuğulu da var diye, soralım neymiş ne durumdaymış dedik. Böylece cücük Ela’nın 2,5 cm’lik ayaklarını gördük ve aslında 18. haftayı çoktan bitirdiğini, 19’u yarıladığını öğrendik. Yani aslında bu yazı 18&19. hafta yazısı gibi bir ara dönem yazısı oldu böylece. Önümüzdeki yazı 20. hafta yazısı olacak.

Geçen hafta yazmak isterken araya ‘Cücüğün cinsiyeti’ yazısı girince ertelediğim pilates yazısı burada. Ailenizin fahri pilates elçisi olarak söz veriyorum, bu yazıdan sonra bir süre pilates lafı etmek yok! Amacım kimseyi bıktırmak değil. =)
Hamileler için pilatesi araştırırken pek bir açıklama bulamamıştım. Çoğu spor salonu, internette her yerde bulunan birbirinin aynı fotoğraflarla ve birkaç cümleyle geçiştiriyordu açıklamaları. Belki yabancı kaynaklarda vardır ama, üstünkörü arayıp Google’layınca pek bir bilgi bulamamıştım. O yüzden belki arayana kaynak olur, meraklısına fikir verir diye oturup yazayım dedim.
Pilates! Geç bulduğum ruh sporum desem az gelir! Onca koşturmaca ve ev işinin arasında birkaç gün gidemesem de, bir an aklımdan çıkmadı. Evi yerleştirip hemen koştum stüdyoya. (NOT: Ben evimizin sokağındaki Aydınoğlu Otel’i seçtim pilates için, ama seçimimin asıl sebebi mekan değil hamile dostu hocam Kadir’dir =)

Ne yapıyoruz?

 

Bazı kas esnetme hareketlerinde içimden ve dışımdan isyan etsem de, hocama güveniyorum, bilsin diye kendisine de söyleniyorum: ”Normalde bu acıya dayanmazdım ama bir bildiğiniz var diye size güveniyorum!”
Aslında (aletli) pilates öyle aşırı efor sarf edilen, koşturulan, terlenen bir egzersiz yaptırmıyor vücuda. Amaç hep aynı yönde hareket eden kasları uyarıp diğer yönlere doğru çalışabilir hale getirmek. Yani günlük hayatta her şeyi ittiğimiz kol ve sırt kaslarımızla bir şeyler çekmek, yürüdüğümüz, öne arkaya gidip gelen bacakları yanlara açıp esneterek uyuyan kasları harekete geçirmek.
Benim yaptığım pilateste henüz o meşhur topların üzerinde değiliz, şu anda hayatımda iki alet var, biri Reformer, diğeri Cadillac:

Reformer’da türlü türlü kürek çekme, bacağınla bir yere basarak vücudunu itme gibi hareketler var. Çocukken

ka-09062016 (1)
Yavrularıma kavuştum sonunda! Küçük siyah olan Ceylan, bazı engellerinden dolayı artık babamla yaşayacak. Şu birkaç günde sürekli öptüm kokladım doyamadım kara kızıma. Sarı oğlan bizim çocuk, Diren, o şimdi benimle beraber yollarda… Can çocuk, hiç bırakmaz beni!

evde yerde yuvarlanıp kanepelerin altından sürünerek, kendimizi ittirerek çıktığımız günleri hatırlatıyor bana =)

Cadillac’ta ise, daha çok jimnastik masası gibi kullanılan bir alan ve tepeden sarkan yaylı parçalar, ayakları tepeye kaldırıp koymak için yerler var. Burada da sırt üstü yatarak, yan yatarak ya da ayakları tepeye dikerek yapılan hareketler işleniyor.
Bu iki alette 200’den fazla hareket kombinasyonu varmış, her derste biraz farklı bir şeyler yaparak deniyoruz. Ve her dersin bir bölümünde mutlaka bacak çekiştirme, ittirme, “yandım anamm” dedirtme aşamalarını yaşatan bir kas zorlama bölümü var. Aslında bu bölüm, hareketleri yapa yapa ısınan kaslara ‘haydi yavrum uzamaya, büyümeye devam’ mesajı gibi bir şey sanırım.
Böyle hareketleri yapmaya ne meraklıymışım, hamilelik sayesinde anladım. Bana göre oyun gibi bir şey oldu pilates. Spor salonuna gidip sallana yuvarlana geçen 1 saatten sonra koşarak eve gelip uyuyorum. Zaten sürekli düzenli nefes alıp verirken insanın kafası da hafiften bir hoş oluyor, bol oksijenden uyku bastırıyor.
Pilatesi merak eden hamileler ya da hamileliğe hazırlanayım diyenler varsa pek çok spor kulübünde ücretsiz deneme dersi veriliyor. Heyecanınız sönmeden denerseniz ne güzel bir spor olduğunu düşünür bırakamazsınız bence.
Anadolu yakasında olup güleç, sevecen, hamile dostu pilates hocası ararsanız Kadir Hocamı seve seve önerebilirim.
Pilatesten haberler böyle. İleriki bölümlerde egzersizler fantastikleşirse yine haber veririm.
Haftayı kapatırken Antalya’ya varmış bulunuyorum. Şimdi, sıcak ve nemli havada göbek büyütüp hayatımda ilk kez sahip olduğum 40 beden bikinilerimin siftahını yapayım. O kadar garip geliyor ki yeni bedenim, durup durup şaşırıyorum. Buraya geldiğimden beri, ÇOK ŞÜKÜR Kİ hiç kusmadım. Hatta midem bile bulanmadı. Galiba o günler sonunda mazide kaldı! Her ne kadar 12 haftada değil 18 haftada rahatlamış olsam da, buna da şükür.
Geldiğimden beri babam ve bizim pansiyondakiler sağ olsunlar beni mis gibi beslediler. Onca zaman sonra doya doya bir şeyler yemek moralime de iyi geldi. Sonunda dedim, ”Hamilelik de fena değilmiş =)”
ka-09062016 (2)19. haftayı Konya/Ereğli’de kapatıyorum. 2 hafta kadar burada kalıp büyüdüğüm sokakta keyif yapıp bol bol babaanne yemeği yemeye geldim. <3
Ben böyle gezip tozarken şehirlerde, sıcağın altında, çalışarak hamileliklerini geçiren, zorda kalmış anne adaylarına da bu sıcak günlerde sabırlar diliyorum. Bir de, gündemde yeri varken söyleyeyim: Kadın kadındır. Yarımı, tamı olmaz. Hepimiz, iyi ki varız. Anne olmadan önce de bal gibi vardık, unutmamak lazım…
Bu da geçen hafta bahsettiğim gibi, ilk ‘bebe göbeği’ fotoğrafım. Arka planda da Olympos antik kendinin kalıntıları ve güzelim Musa Dağı.
Herkese mis gibi bir hafta dilerim.
Zennube Ezgi & cücüğü Ela
[author title=”Zennube Ezgi Kaya Ünveren” image=”https://secureservercdn.net/50.62.198.70/eaf.195.myftpupload.com/wp-content/uploads/2016/05/ka_zennubeezgikayaunveren_foto.jpg”]1989 doğumlu, çocukluğu Kadıköy’de geçmiş, hala da aklı orada olan bir İstanbul insanı. Fransız Dili ve Edebiyatı Mezunu, dijital pazarlamacı, sivil toplum & sosyal projelerle haşır neşir bir anne adayı. Şimdilik kızı Ela’ya hamile ve zamanının çoğunu çeviri yaparak geçiriyor.[/author]

Most Popular

Küçük Kitap Kurtları için Seri Kitaplar #4

Sevgili Kadıköy Anneleri merhaba, altıncı sezonun ilk seri kitapları yazısıyla karşınızdayım. Hatırlayacağınız üzere üç sezon önce seri kitaplar dosyamıza başlamıştık. Yayınladığımız ilk yazıda “Tavşancan ile...

Cumhuriyet’in 97. Yıl Coşkusu ve Atatürk Bir Ulusun Kurtarıcısı Çizgi Romanı

Herkese merhaba! Uzun süredir yaşadığımız pandemi yüzünden bayramlar buruk geçse de, yaklaşan Cumhuriyet Bayramı beni çok heyecanlandırıyor. 97.yılını kutlayacağımız Cumhuriyet'imize yakışır bir coşkuyla, çocuklarımıza...

Kitaplarım Geldi Kurucusu Özlem Onur Kurtuluş ile Söyleşi

Sevgili Kadıköy Anneleri merhaba, bundan üç yıl önce Mutlu Fil Kitabevi’nin kurucularından Sevgili Nihal Ünver ile birlikte “Senin İçin Kitap Seçtim” adlı bir projeye...

Pandemi Günleri ve Çocuk Kitapları

Sevgili Kadıköy Anneleri merhaba, uzun süredir sizlere yazamadım. Mart ayında başlayan pandemi süreci herkes gibi beni de alt üst etti. Eve kapandığımız o ilk...