Ana Sayfa Hamilelik Günlükleri Zennube Ezgi’nin Hamilelik Günlüğü: 25. Hafta

Zennube Ezgi’nin Hamilelik Günlüğü: 25. Hafta

Merhaba Sevgili Kadıköy Anneleri,

Araya yaz tatilleri ve bazı konular girince bir süre uzak kaldık, ben de kaldığım yerden devam edeyim diye usul usul yazmaya devam ettim. Buyurun, karşınızda cücüğüm Ela ile geçirdiğim 25. hafta.
İyi seyirler!

[divider]

Kosova seyahati sonrası hamileliğim daha da ‘hızlandı’ sanki artık hafta hafta değil de gün gün büyüyor bu çocuk! Ama o kadar eğlenceli ki! Onca kusmalarım, çektiğim çile, yediğim serumlar buhar olup uçtu. (Tamam uçmadı ama baya unuttum =) Bana, ‘unutacaksın’ diyenleri öldürmek istiyordum o vakit, şimdi anlıyorum ne demek istediklerini. Gerçekten insanın içinde sürekli kıpırdayan bir şey olması çok garip. Zaten sanırım hiç kıpırdamasa, hiç alıştırmasa kabullenilecek şey değil ‘içinde insan yetiştirmek’.
Bu haftada artık göbeğime elimi yaslasam, tepsi koysam hemen pıt pıt iteliyor, tepki veriyor. Ben de bu oyunu çok sevdim. Bir şeyler yemek isteyince, alıyorum tabağımı, yaslıyorum hafifçe göbeğime, pıt pıtları izliyorum. Tabii ezmiyorum yavruyu korkmayın =)
Bu aralar gündemimde evlenmek üzere olan bir arkadaşım var. Kendisiyle bekarlığa veda tatili yapmıştık, okuyanlar bilir. İşte düğüne az bir zaman kaldı, ben de hala bedenim ne hale gelecek kestiremediğim için elbise alma işini bekletiyorum. Bir de öyle herhangi bir  elbise olmazzzz! Gelin nedimelerim olsun dedi, rengimizi seçti, hadi bakalım bulun elbisenizi dedi. Bu sebeple birkaç hafta sonra bebe mavisi bir elbiseyle ve göbeğimle boy göstericiiim canlarım. Şimdilik aklımda internetten sipariş vermek var, yurtdışından Türkiye’ye gönderim yapan güzel bir site asos.com bakalım umduğumu bulacak mıyım?
Başka neler oluyor? Bebek Ela çok iyi, keyfi yerinde. Ben hamileliğin balayı denen dönemin hakkını verdim, gezdim tozdum. Yavaş yavaş yorulmaya başladım. Hafif hafif uykularım bölünüyor, sabahları dikiliveriyorum. (Bu yazıyı sabah 5’te yazdım mesela, ne hoş.)
Bir yandan bebekle kavuşma yaklaşıyor bir yandan da evin hiç hazır olmayışı beni dürtüklüyor. Taşınalı 4 ay oldu evde doğru düzgün perde bile yok. Bu hafta sıcaklara rağmen, nefes ala ala, dinlene dinlene şu perde işini hallettim. Kendimi eve değil çocuğa karşı mesul hissediyorum. Perdesiz eve mi doğsun yavrum ya? Bu kadar mı umursamazız? diye düşüncelere dalmak yerine, uygun yoldan hallettim. Öyle milyarlar verilmiyor bizim evde perdeye zira Nordik ülkelerden gelmiş gibi, perdeden nefret eden bir eşim var =). (En kalın perdemiz, iki kat tül.)
İşte böyle biraz kafa rahatlatıcı biraz sıcak günleri geçirmek için oyalayıcı işler buluyorum kendime. Bir yandan çeviri yaptığım kitabı bebek doğmadan yetiştirmeye çalışıyorum. Normalde 2 ayda bitecek kitap, hamilelik uykularım yüzünden uzadıkça uzadı. Fellik fellik gezerken iyi, iş çalışmaya gelince gözlerim kapanıyor. Bu çocuk bana çekti kesin!
Kendimce Ela için bazı hazırlıklara da başladım ama fotoğraf paylaşacak boyutta değiller henüz. Planım şu: Ela doğduğunda onu her ziyarete gelene bir kart veriyoruz. Kart, boşluk doldurmacalı bir metin gibi. ‘Sevgili Ela, ……. çok dikkat et, asla …….. yapmanı tavsiye etmem. Ben ilk kez …….. yaptığımda ……….. hissetmiştim’ gibi cümlelerle dolu bir kart. (kartları canva.com‘da tasarlıyorum.)

Bu kartlar ‘Ela’ya tavsiyeler’ sepetine gidiyor. Gelenlerden isteyeceğimiz, Ela’yı bir genç kız gibi hayal edip ona akıl ve tavsiye vermeleri. Ben 14 yaşıma geldiğimde böyle bir kutu dolusu geçmişten gelen mektupla karşılaşsam çok sevinir, şaşırır, kıymet verirdim. Umarım o günleri görürüz de Ela’nın nasıl tepki verdiğini de anlatırım size.

Bu hafta bir de dişçi randevusu sıkıştırdım araya. Aylar önce hazırlanan kaplamam sonunda yerine takıldı. Bu da kendime teşekkürüm olsun sizin huzurlarınızda =).
Bu arada, bir süredir içimi döktüğüm bir Instagram hesabım vardı, sonunda herkese açmaya karar verdim. Bu blog dışında olup bitenleri merak edenler beni ve göbeğimi @kafasikarisikbiranne hesabından takip edebilirler.
Görüşmek üzere canlar!

Zennube Ezgi ve Cücüğü Ela

[author title=”Zennube Ezgi Kaya Ünveren” image=”https://secureservercdn.net/50.62.198.70/eaf.195.myftpupload.com/wp-content/uploads/2016/05/ka_zennubeezgikayaunveren_foto.jpg”]1989 doğumlu, çocukluğu Kadıköy’de geçmiş, hala da aklı orada olan bir İstanbul insanı. Fransız Dili ve Edebiyatı Mezunu, dijital pazarlamacı, sivil toplum & sosyal projelerle haşır neşir bir anne adayı. Şimdilik kızı Ela’ya hamile ve zamanının çoğunu çeviri yaparak geçiriyor.[/author]

Most Popular

Cumhuriyet’in 97. Yıl Coşkusu ve Atatürk Bir Ulusun Kurtarıcısı Çizgi Romanı

Herkese merhaba! Uzun süredir yaşadığımız pandemi yüzünden bayramlar buruk geçse de, yaklaşan Cumhuriyet Bayramı beni çok heyecanlandırıyor. 97.yılını kutlayacağımız Cumhuriyet'imize yakışır bir coşkuyla, çocuklarımıza...

Kitaplarım Geldi Kurucusu Özlem Onur Kurtuluş ile Söyleşi

Sevgili Kadıköy Anneleri merhaba, bundan üç yıl önce Mutlu Fil Kitabevi’nin kurucularından Sevgili Nihal Ünver ile birlikte “Senin İçin Kitap Seçtim” adlı bir projeye...

Pandemi Günleri ve Çocuk Kitapları

Sevgili Kadıköy Anneleri merhaba, uzun süredir sizlere yazamadım. Mart ayında başlayan pandemi süreci herkes gibi beni de alt üst etti. Eve kapandığımız o ilk...

İlham Veren Babalar: Bager’in Babası Mehmet Çalışcı

Herkese Merhaba, "İlham Veren Babalar" serisinin beşinci yazısında sizleri "ilk iş babalık" söyleminin hakkını veren, çok özel bir baba ile buluşturmak istiyorum. Doğuştan görme...