İlk 6 Ay Anne Sütü Verme Mücadelem

Oğlumu ilk kucağıma aldığımda o kadar çok ağladım ki, O’nu ilk emzirmemde de gözlerimden yaşlar dökülüyordu. Oysa O sanki benden daha hazırdı birlikte başlayan bu yeni hayata. Emmekte zorlanmamış ve hiç ka-290415-2ağlamamıştı. Durum böyle olunca hiç kimsenin aklına süt akmadığı gelmemişti. Ancak doğumdan 1 gün sonra bile 1,5 ml süt sağmak 15 dakikamı almıştı. Bu sebeple kundak sarılığı çok yükselen oğlum 24 saatten uzun bir süre mor ışıkta kaldı ve bu süre içerisinde zaman zaman emzirsem de bir miktar mama da aldı. Ben ise hastaneden çıkana kadar rezene çayı ve bol su içerek sütümün gelmesini sağlamaya çalıştım, zaten genel anestezi ile sezaryen olduğum için doğru dürüst yemek de yedirmiyorlardı. Hastaneden çıkıp eve geldiğimizde, ameliyat ağrılarımın azalması ve yemek yemeye başlamam ile birlikte yavaş yavaş süt miktarım artmaya başladı. Ama maalesef su içince süt olan kişilerden olmadım ben. Ne zaman biraz az yesem hemen sütüm azaldı.

İlk 40 gün sarılığın da tam bitmemesi sebebi ile uyuyor olsa da her sütümün dolduğunu hissettiğimde uyandırıp emziriyordum. Emziremezsem sağıyor, sonra biberon ile veriyordum. Doktorumuz anne memesini unutturmayacak özellikte çok az akışa sahip iki biberon markası önermişti ( MedelaCalma –  Dr. Brown ). Ben Dr. Brown kullandım ve memnun kaldım. Çalışmaya başladığım ay zaman zaman biberon meme karışıklığı yaşadı ama çok ciddi olarak herhangi birini reddetme boyutuna gelmedi hiçbir zaman bu kaprisleri.

40 günden sonra sütümün fazlasını derin dondurucuda saklamaya başladım, çünkü 2 ay sonra işe başlayacaktım ve O’na yetecek kadar süt getirip getiremeyeceğimi bilmiyordum. Oldukça fazla miktarda süt sağmış olduğumu düşünmeme rağmen işe başladıktan 1 ay sonra sütlerim neredeyse tükendi ve her gün sağıp getirdiğim süt miktarı azalmaya başladı.

4.ay kontrolümüzde oğlum çok az kilo almıştı. Sınırın altında değildi ama diğer aylara göre daha az buldu doktorumuz. Bakıcısı da öğlen saatlerinde süt içmek istemediğini söylüyordu zaten. Bu doktor kontrolünün sonrasında bizim bir karar almamız gerekiyordu, anne sütünü içmek istemezse mama denemelerine başlayacaktık, ya da 1 ay ücretsiz izin alıp oğlumu biraz daha anne sütü ile besleyebilmek için mücadele verecektim. Bu ay oğlum artık iyice hareketlenmişti ve derdini anlatmak için aslında konuşmak gerektiğini anlamış, uykusu geldiği zamanlar, acıktığı zamanlar ve ninni söylenmesini istiyor ise farklı sesler çıkarmaya başlamıştı. Bacakları ise sürekli spinning yapar gibi hızla hareket ediyor ve ters yüz dönmeler artık kontrol edilemiyordu. Bir de emeklemeye çalışıp emekleyemediğindeki sinirini bir görseniz. En azından izindeyken O’na pek biberon vermeden beslemek istiyordum. Her fırsatta anne memesini yanında bulan oğluş, hayatından oldukça mutlu ve memnun görünüyordu.

Doktorumuz bir de kilo alımını desteklemek için meyve sularına başlamamızı önermişti. İlk 15 gün verip vermeme konusunda karar veremedik ama mama desteği yerine meyve desteği vermeyi daha doğru bulduk. Gelişiminin iyice azalmasından da korkuyorduk. 4,5 aylık olduğunda ilk olarak Elma Suyu ile başladık. İlk gün 5-6 kaşık, sonra 10,15 ve sonra yarım elma olarak devam ettik. Elmayı cam rendeden geçirip tülbentten sıkarak suyunu silikon kaşık ile verdik ilk etapta ki bağırsaklarına birden ağır gelmemesi için. Bu şekilde bile ilk 1 hafta gaz problemlerimiz geri geldi.

5.ay kontrolünde meyvesuyu ile desteklememe ve evde olup sürekli emzirmeme rağmen, yine sınırda kilo almıştı. Bu sefer, dolapta kalan 8-10 poşet sütümüzü de doktorumuz emzirme dışında sabah ve akşam 2 kez 150 ml ekstra içirmemi önerdi. İşe başlayana kadar günde bazen 1 bazen 2 biberon ekstra sütü de akşam uyumadan önce içirdim.

6.ayda tekrar işe başladığımda her gün miktar değişmekle beraber 300-400 ml arasında süt getirebiliyordum. O’nun dışında 1 ya da 2 kez de devam sütü içiyordu. Akşam eve geldiğimde hem özlediğinden hem de doymadığından uyuyana kadar 3-4 kez emmek istiyordu. Bende o kadar özlemiş oluyorum ki bırakamıyorum kucağımdan. Ben uyumadan bir kez daha uyandığında çok yorgun olduğum zamanlarda daha uzun uyusun diye devam sütü de verdiğim oldu ancak, daha fazla anne sütü verebilmek için biraz daha uykudan feragat ettim ve sık sık her uyandığında anne sütü ile besledim.

Okuduğunuz üzere emzirme konusunda çalkantılı bir 6 ay geçirdik. Oğlum şimdi 13,5 aylık, sadece geceleri ve bazen de öğlen uykusundan sonra emiyor. Diğer zamanlarda emmek istemiyor. Bende daha fazla emzirmek için mücadele etmiyorum, karşılıklı olarak ikimiz de memnunuz bu durumdan ve daha ne kadar sürecek bunu zaman gösterecek.

Sevgiyle.

[author title=”Özlem Yalçın” image=”https://kadikoyanneleri.com/wp-content/uploads/2014/11/ka_ozlemyalcin_foto.jpg”]Hüseyin’in annesi. 10 yıl catering sektöründe Gıda Mühendisi olarak çalıştıktan sonra tam kariyerine yeni bir yön verirken çok istediği oğlu dünyaya geldi. 7 ay sonra ofisini eve taşıyan Özlem, şimdilerde hem kendi blogu olan Sevgiyle Tarifler‘i yazmaya devam ediyor, hem de firmalara ISO ve KOSGEB vb. konularda danışmanlık veriyor.[/author]

Siz de emzirmeyle ilgili notlarınızı bizlerle paylaşabilir, diğer ilgili yazılarımız Emzirme Kampı, Emzirme Danışmanı ve Emzirebilmek İçin Doğal Yöntem Hazırlıkları’nı okuyabilirsiniz. Buna ek olarak #emziriyorumçünkü ve #KadıköyAnneleri hashtagleri ile bir farkındalık yaratmaya ne dersiniz? Örnek olması açısından biz kendi “çünkü”lerimizden bir kuple sıraladık;

#emziriyorumçünkü bebeğimi ve kendimi seviyorum

#emziriyorumçünkü emzirmek canıma can adamak demek

#emziriyorumçünkü Anne sütü CAN’dır

Aslı Altınok Erdal
Aslı Altınok Erdalhttps://kadikoyanneleri.com
1982 Çan/Çanakkale doğumlu Aslı, 2004 yılında Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun oldu. 2004-2006 yılları arasında Chicago, ABD’da Au Pair olarak çalışırken College of Dupage’te İşletme ve Uluslararası İlişkiler dersleri aldı. 2007 yılından bu yana çalıştığı Uluslararası Fuarcılık sektörü PR&Marketing ve Proje Müdürlüğü görevi ile Uzak Doğu’dan Kuzey Afrika’ya, Orta Doğu’dan Slav Bölgesine, Avrupa’dan Körfez Bölgesine 20’den fazla ülke, 40’tan fazla dünya şehrine seyahat etti. Temmuz 2012’de 3 yıllık hayat arkadaşı Koray’la evlendi. 13 Ocak 2014’te oğlu Rüzgar’ın hayatına girmesiyle birlikte, ikamet ettiği Kadıköy’de, kendisi gibi hayattan zevk almayı bilen annelerin bir araya gelip deneyimlerini paylaştığı Kadıköy Anneleri'ni kurdu. 1 Haziran 2014‘ten bu yana sosyal medya hesapları aracılığıyla geniş bir kitleye ulaşan ve 13. Altın Örümcek Web Ödülleri’nde Eğitim kategorisinde Halkın Favorisi seçilen Kadıköy Anneleri'nde, onlarca annenin katkıda bulunduğu yazılarına yer vermekte. Oğlu 7 aylık olduğunda tam zamanlı çalışma hayatına geri döndü. Halen fuarcılık, Kadıköy Anneleri, sosyal ve aile hayatı dörtgeninde var olma telaşını sürdüyor.

Kaçırmayın!

Benzer Yazılar