14 Aralık 2017, Perşembe
Ana Sayfa / Annelik Günlükleri / Pera ve Poyraz’dan Önce…

Pera ve Poyraz’dan Önce…

Merhaba Kadıköy Anneleri;

Öncelikle Sevgili Aslı’ya teşekkür etmek istiyorum. Çok uzun zaman önce konuştuğumuz bir şeydi deneyimlerimi yazmak. Fakat siz de takdir edersiniz ki ikiz annesi olmak kolay değil 🙂 Zaman yaratmak bizim için bir lüks!

Aslında size yazmak istediğim birçok konu var fakat en baştan başlayacağım. Yani hamilelik döneminin başından anlatmak istiyorum çünkü siteyi takip eden ve aynı durumu yaşayan anneler ve anne adaylarına ‘yalnız değilsin’ demenin başka bir yolu da burada yazmak, paylaşmak…

Eşimle 10 senelik flört döneminden sonra evlilik kararı aldık ve daha askere gitmesini beklemeden evlendik. Bir sene sonra askere gitti. 5 aylık askerlik dönemi ile birlikte evliliğimizin 3. yılını doldurduk. E tabi haliyle çocuk yapmamız konusunda aile ve mahalle baskısı da başladı. Çocuğumuzun henüz olmaması sebebiyle “acaba tedaviye mi başlasanız?” imasında bulunanlar bile vardı fakat biz doğru zamanı bekliyorduk tabi ki 🙂 Neyse, sonunda karar vermiştik, ikimiz de hazır hissediyorduk. O karar gerçekten de öyle bir şey hani derler ya, biyolojik saat tık diye geliyor doğru zamanda. Evet efendim, bir sabah uyanıp artık anne olmalıyım diyorsunuz gerçekten de 🙂 Hemen doktorda klasik hamilelik öncesi testleri yaptırdık. İşte öyle karar verdiğimizin ilk ayında hamile olduğumu öğrendik zaten bekliyorduk, hemen test yapıldı doktordan randevu alındı. O hafta çok önceden aldığımız erken rezervasyon tatilimize çıkıyoruz bir de. Doktora gittik sat’a göre en fazla beş haftalık bir fasülye vardı karnımda. Tabi ultrasonda göremedik. Doktorumuz da çok fazla görmek istememiş olacak ki ayrıntıya girmeden tatilden dönünce bir daha bakarız dedi gönderdi. Buraya kadar her şey güzel 🙂

Bol yorulmalı bavul hazırlamadan sonra hava alanında arkadaşlarımızla buluştuk ve Kemer’e uçtuk. Ablamlar kongre dolayısıyla oradaydılar zaten hayalimiz hep beraber “tatil team” olarak harika bir hafta geçirmek. Başımıza geleceklerden habersizdik. Geri dönmemize 2 gün kala bende kahverengi lekeler başladı.İlk önce çok fazla önemsemedim.Ama devam edince hemen kadın doğumcumu aradık ve progestan başlamam gerektigini söyledi. Ben yine çok fazla üstüne düşmedim.O akşam için Lübnan mutfağından yer ayırtmaya çalışıyorduk meşhur humuslarından yiyebilmek için 🙂 Herkes odasına çekildikten sonra eşimde bir baş ağrısı başladı, ilaç aldı ve horul horul uyumaya başladı. İşte o anda benim de kanamam başladı ve düşüğün gerçekleştiğini o zaman anladım ama yapacak bir şey yoktu.Kimseyi uyandırmadım ve sabaha kadar bekledim. Sabah olunca ablama haber verdim ve kemer devlet hastanesine gittik. Oradaki doktor düşüğün başladığını müdahale etmemiz gerektiğini söyledi ama içimden bir türlü orada operasyona girmek gelmedi.Kendi doktorumu aradık hiçbir şey olmaz İstanbul’a dönünce müdahale ederiz dedi. Ablam başka bir kadın doğumcu arkadaşını aradı, O da hemen kürtaj olmam gerektiğini, bu şekilde uçağa binemeyeceğimi söyledi. Bundan sonrası sürekli telefon trafiği ayarlamalar randevular falan filan. Kemer Devlet Hastanesi’ndeki doktor düşük deyince orada çok kötü oldum çok ağladım. Ama sonra bana bir lal geldi. Bir arkadaşımız Antalya Medical Park’ta çalışıyordu hemen ayarladı orada operasyon gerçekleşti. Sadece doktorun bana anestezi verirken derin nefes al dediğini hatırlıyorum. Sonrası yok. Eşim beni uyandırmaya çalışırken çok üşüyordum. Bir de onu hatırlıyorum. Zorla uyandırıldım, giyindim, çok acıkmıştım… Anestezi öncesi ve sonrası yemek yiyememiştim ve o günü hatırlayıp çok güldüğüm tek şey bu. Beni susturmak için bol yeşil soğanlı dürüm almışlardı. Kiraladığımız arabanın arkasında dürümümden koca lokmalar alarak otelin yolunu tuttuk..

Sonra kontrollerde 3 ay sonra anca çocuk sahibi olabileceğimiz söylendi ve hazirandan eylüle koca bir yaz geçti.Ben bu arada düşükle sonuçlanan hamilelikten bana kalan kiloları sıkı bir diyet ve sporla verdim.beyin ve fiziksel olarak kendimi hazırladım tekrar ve eylül ayında ikizlere hamile olduğumu öğrendim.Evet ilk hamileliğim talihsiz bir düşükle sonlanmıştı ama bana Pera ve Poyraz’ı göndermişti. İlk başta çok üzüldüğüm her şeye birkaç ay sonra fazlasıyla şükreder olmuştum…

Bir sonraki yazım da Pera ve Poyraz için olsun:) Okuyan herkese bizden sevgiler…

Emine Sarıoğlu

Pera ve Poyraz’ın çılgın annesi. Uludağ Üniversitesi Biyoloji bölümü ve Sağlık Kurumları İşletmeciliği mezunu. Şu anda hamilelik sırasında katıldığı bir kursla İSG Uzmanı olarak meslek hayatına devam ediyor. Aynı zamanda MEB‘e bağlı hijyen eğitim yetkilisi. Tam bir Başak burcu. Sanatın her dalından biraz koparmış harmanlamış 31 yıllık yaşantısına sığdırmış. Polimer kil ve fotoğraf en büyük hobileri. 13 Mayıs 2015 den beri hayatına bomba gibi düşen ikizlerini tek başına büyütüyor ve deneyimlerini @biyologbiranne instagram sayfasında paylaşıyor.
Zeki Çocuk Anaokulu

Bu yazımızı da inceleyin.

Lokal Anne Gruplarının Yükselişi 2: 71 Aktif Anne Grubu

Farkında mısınız? Bu aralar sosyal medyada lokal annelerin bir araya gelerek gruplar oluşturduğuna şahit oluyoruz …

error: Yazılarımızdan memnun kaldıysanız, kopyalamak yerine paylaşabilirsiniz... Sevgiler! ʕ•ᴥ•ʔ
13 Shares
Share6
Tweet3
+12
Share2
Email