19 Ağustos 2017, Cumartesi
Ana Sayfa / Röportaj / Uzman Psikolojik Danışman Duygu Pekel Göksel ile Baby Sensory Üzerine

Uzman Psikolojik Danışman Duygu Pekel Göksel ile Baby Sensory Üzerine

Kadıköy Anneleri olarak her hafta merak edilen konularda uzmanlarla söyleşilerimizi yapmaya devam ediyoruz. Bu hafta Baby Sensory Turkey Eğitim Koordinatörü, Uzman Psikolojik Danışman Sevgili Duygu Pekel Göksel ile buluştuk. Kendisiyle 27 Eylül 2014’te düzenlediğimiz Kadıköy Anneleri 1. Geleneksel Yaza Veda ve Tanışma Pikniğimizde tanışmıştık. Etkinliğe gelen annelere dağıttığımız çantalar içine Baby Sensory’nin bebekler için hazırlanmış İngilizce ve Türkçe şarkılardan oluşan albümlerini hediye etmişti. Bu buluşmada çok güzel insanlarla tanışmıştık, elbette Duygu da bunlardan bir tanesiydi. Hediye ettiği albümü, Rüzgar 1 yaşını geçmesine rağmen günde en az 15-20 defa dinliyoruz.

Duygu ile çok iyi anlaşınca, 12 Ekim tarihinde bir de Kadıköy Anneleri’ne özel %50 indirimliBebek İşaret Dili Semineri” düzenledik. Kadıköy Anneleri’nden Sevgili Serap, eşi ve kızı Hiray’la bu toplantıda bizi yalnız bırakmadı. Rüzgar minderde epey keyif aldı ve CD’deki şarkıları, hep birlikte işaret diliyle tekrarladık. Duygu’nın şimdi 3,5 yaşında olan tatlı kızı da bebeklerimizle çok güzel ilgilendi. Duygu zaten onunla bebekliğinden bu yana işaret diliyle iletişim kurmuş ve çok verim almış.

Şimdi size bu güzel insan ve eğitim koordinatörlüğünü yaptığı Baby Sensory Turkey hakkında daha fazla bilgi vermek istiyorum. Yazının sonunda tabi ki bir Kadıköy Anneleri klasiği olan indirim duyurusu var 🙂 Hepinize çay, kahve eşliğinde keyifli okumalar!

K.A.: Duygu’cum, öncelikle röportaj talebimizi kabul ettiğin için çok teşekkürler. Kadıköy Anneleri seni biraz daha tanısın istiyoruz. Bize kendinden bahsedebilir misin?

ka-270115-8D.G.: İstanbul Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümünü 2001 yılında bitirdikten sonra bir yandan çalışırken diğer yandan da Marmara Üniversitesi Özel Eğitim Bölümü lisans programını tamamladım. Çünkü araştırmak ve öğrenmek benim vazgeçilmezim. 2007 yılında ise İstanbul Üniversitesi Psikoloji Bölümü Gelişim Psikolojisi Anabilim Dalından “Öğrenme Güçlüğü Olan ve Olmayan Çocukların Üst Biliş Özelliklerinin Karşılaştırılması” konulu yüksek lisans tezini vererek uzmanlığımı aldım. Önümüzdeki yıl gelişim psikoloji alanında doktora yapmaya hazırlanıyorum. Tez konum Baby Sensory programının bebeklerin gelişimine katkısı üzerine olacak. Evliyim ve 3,5 yaşında bir çocuk annesiyim. 2001 yılından bugüne devlet okullarında rehberlik servislerinde, yuvalarda ve rehabilitasyon merkezlerinde, çocuk ve ailelerle psikolojik ve eğitsel yardım alanında psikolojik danışman olarak çalıktan sonra  2013 yılında ise söyleşimizin de konusu olan Baby Sensory maceram başladı 🙂

K.A.: Baby Sensory ile maceran tam olarak nasıl başladı? Nasıl tanıştın?

D.G.: Bebeğimin doğumuna hazırlandığım dönemde ileride keşke dememek için yerli ve yabancı sağlıklı hamilelik ve bebek gelişimi ile ilgili onlarca kaynak okumuştum. Özellikle  bebeğin ilk yılında en fazla uyaran sağlanması gereken dönemde olduğunu bildiğimden, uyku-beslenme-aktivite döngüsü  sırasında  bebeğimle katılabileceğim bir aktivite merkezi arayışına girdim. Ama ne yazık ki Türkiye’de doğumdan itibaren bebeğimle birlikte katılabileceğim, hem aynı ayda bebeği olan başka annelerle sosyalleşirken hem de bebeğimin gelişimini uzman eşliğinde takip edebileceğim bir program olmadığını fark ettim. Bir kaç deneme dersine katıldığım aktiviteler “oyun grubu” anlayışına göre uygulanıyordu. Baby Sensory ile ise ilk olarak Amerika’da olduğum dönemde tanışmıştım. Bebeğim doğar doğmaz Bebek İşaret dili kurslarına katıldığım merkezde broşürlerini görmüş, merak edip araştırmış ve merkezinin Londra’da olduğunu görmüştüm. Yukarıda bahsettiğim arayış sırasında İngiltere ile hemen yazışmaya başladım. Daha önce Türkiye’den kendilerine bir çok başvuru olduğunu ama eğitimim itibariye tanışmak istediklerini söyleyince soluğu eşim ile birlikte İngİltere’de aldık ve maceramız böylece başlamış oldu. Orada 0-13 aya yönelik uluslararası erken bebek eğitimi programı olan “Baby Sensory” ve 13 -36 ay arası çocuklar için “Toddler Sense” program eğitimlerini aldım. Halen bu programların Türk kültürüne uyarlanması çalışmalarını Ataşehir’de açtığım Baby Sensory Türkiye Merkezi’nde sürdürüyorum. Ataşehir’den sonra Bursa’da açılan Baby Sensory merkezimizde de yine benim gibi psikolojik danışman olan Ebru Hanım anne ve bebeklere eğitim vermektedir.

K.A.: Yukarıda bahsettin ama Baby Sensory tam olarak nedir? Neyi amaçlar?

D.G.: Baby Sensory kısaca Erken Dönem Bebek Gelişim & Eğitim Programıdır. Baby Sensory programının amacı, birinci yılındaki bebeklerin gelişimini bütünsel olarak desteklerken, ebeveynlere de çocuklarını tanımaları ve onun gelişimine uygun bir birliktelik oluşturabilmeleri sağlayacak erken dönem ebeveynliği eğitimi vermektir. Baby Sensory’de ebeveynleri bebekleriyle birlikte ağırlayarak uzman eşliğinde ebeveynlere bebekleriyle gelişimlerine uygun oyun oynamak, onu bilinçli ve onun bireysel farklılığına uygun bir şekilde algılamak, ebeveynler arası iletişimle ortak tecrübe haznesi oluşturmak ve bebeğe akranlarıyla birlikte olma imkanı sunmayı hedefliyoruz.

K.A.: Aslında baktığında bu  bahsettiğin amaçla kurulmuş pek çok farklı merkez var. Anneler neye göre seçim yapmalı? Sence Baby Sensory’nin farkı nedir?

ka-270115-6D.G.: Uluslararası ödüllü Baby Sensory programı, doğumdan itibaren anne bebek arasında sağlıklı bağın kurulması ve bebeğin hayata en iyi şekilde başlangıç yapabilmesi için, içeriğindeki zengin duyusal uyaranlarla donatılmış eğlenceli etkinlikler ile bebeklerin en hızlı gelişim gösterdiği yaşamın bu ilk yılında onları desteklemek için geliştirilmiş tek bebek gelişim programıdır. Baby Sensory sınıfları, her hafta bebeklerin görme, dokunma, koklama, işitme ve hareket gibi farklı duyularını harekete geçirmesi ve gelişimlerinin desteklemesi için özel olarak seçilmiş faaliyetlere göre değişen aktivite ve ekipmanlarla haftada 1 saatlik sürede yapılan bir dizi etkinlikten oluşur. Etkinliklerimiz bebeğin kaba-ince motor, bilişsel, dil ve sosyo-duygusal gelişimini desteklemesi dolayısıyla çok çeşitliliğe sahiptir. Baby Sensory sınıflarında etkinlikler bebek işaret dili kullanılarak ve müzik, ritim, şarkılar eşliğinde sunulur. Baby Sensory’de yeni annelere pratik yol ve gerçek yaşam ipuçları ile birlikte güncel ve araştırmalara dayalı uzman tavsiyeleri hakkında bilgi verilmesi bu programı benzersiz kılmaktadır.

K.A.: Programlarla ilgili ayrıntılı bilgi verebilir misin? Mesela dersler kaç dakika sürüyor? Haftada kaç gün, kaç saat gelmek yeterlidir? Bu programlar kaç haftalıktır? Bir sınıfta kaç bebek oluyor? Bebeklerin yaş aralığı nedir?

D.G.: Baby Sensory Programı haftada bir gün, 1 saat. Toddler Sense ise 45 dk. sürüyor. Haftada 1 saat ayırarak kendinizi ve bebeğinizi başarılı bir geleceğe hazırlayabilirsiniz.  Baby Sensory’e gelen ebeveyler bu 1 saat içerisinde bebeğinin gelişimi hakkında bilgi alıyor ve sağlıklı gelişimini desteklemek için evde neler yapabileceğini öğreniyor ve uyguluyorlar. 10 haftalık bir programımız var (ilkbahar/ yaz/ sonbahar/ kış olmak üzere 4 dönem ve toplam 40 hafta). Derslerde en az 3, en fazla 10 çocuk oluyor. Belli bir ders saati için 10’dan fazla kayıt olursa, yeni ders saati açılıyor. Tüm çocuklar derslere ebeveynleri ile birlikte katılıyorlar ve 1 kol mesafesi uzaklıkta bulunuyorlar 🙂 Şu anda hafta içi ve hafta sonu devam eden 0-3 (yeni doğan), 3-7, 7-13, 13-18 ay ve 18-24 ay gruplarımız bulunmaktadır.

K.A.: Diğer merkezlere kıyasla oldukça küçük yaşta bebekleri de eğitimlere kabul ediyorsunuz. Çok küçük bebekler Baby Sensory eğitiminden bir şey anlar mı gerçekten de?

ka-babysensory-logoD.G.: Dr. Lin Day’in 30 yıldır anlatmaya çalıştığı da bu zaten. Bebekler doğumdan itibaren öğrenmeye hazırdırlar ve bunu sağlamak için onlara yeterli olanakları doğru yöntemlerle sunmak gerekmektedir. Bugün artık bilimadam ve kadınları, bebeğin anne rahmine ilk düştüğü andan itibaren hamilelik sürecinde bile çok şeyi farkettiklerini bilmektedir.  Bebekler ilk doğdukları andan itibaren etraflarında neler olduğunu anlamak için duyu organlarını kullanır.  Baby Sensory ismi de buradan gelir.  Sensory’nin tam türkçe karşılığıda “duyusal” demektir.  Yani Baby Sensory bebeklere duyusal açıdan yaklaşır. Ebeveynler yaptıkları aktivitelerle bebeklerinin gelişimine nasıl destek olabileceğini öğrenir. Aklına takılan soruları uzmanımıza sorar ve aynı ayda bebeği olan diğer annelerle paylaşım fırsatı bulur. Bebek masajı ve bebek işaret dili gibi aktiviteleriyle, bebekle ebeveyn arasındaki güvenli bağın güçlenmesi amaçlanır.

K.A.: Bebeğin ilk 1 yılında neden gelişimini değerlendirme bu kadar önemli? Bu sayede nelerin farkına varabiliriz?

D.G.: Anne babaların bebeğin en hızlı geliştiği bu dönemde, hangi süreçlerden geçeceği konusunda bilgi sahibi olmaları; çocuğun gelişimini destekleyici öğrenme yaşantıları sunabilmeleri için fırsat sağlar. Baby Sensory’de  programa katılan her bir bebeği bireysel farklılıkları göz önünde bulundurarak, yaşına uygun sağlıklı gelişimini, kaba-ince motor,duyu-motor olarak sinir sistemi gelişimini ve duygusal, sosyal ve bilişsel fonksiyonları ayrı ayrı standart testlerle değerlendirilmektedir. Baby Sensory’de bebeğin bakımında rol alan herkesin, onun gelişimini destekleyecek  katkıda bulunabileceğine inanıyoruz. Bu bağlamda merkezimizde yaptığımız eğitimlerde aile eğitimi ile çocuğunuzun uyanık geçirdiği sürelerde, günlük yaşamındaki aktivitelerinde doğru uyaranları doğal ortamında alabilmesini sağlamak için ebeveynleri bilgilendiriyoruz. Çocuğunuzun gelişim sürecini bilinçli bir şekilde yakından takip ederek, yaşanabilecek sorunları erkenden farketmelerini ve çözüm için gerekli adımları vakit kaybetmeksizin atabilmelerini sağlıyoruz. Gelişimsel olarak desteğe ihtiyaç duyan çocukların özellikle yaşamın ilk yıllarında fark edilmesinin önemli olduğuna inanıyoruz.

K.A.: Baby Sensory’i hiç bilmeyenlere, derslerin nasıl geçtiğini gözlerinde canlandırmalarına yardımcı olmak için  kısaca anlatabilir misin?

ka-270115-5D.G.: Ebeveyn ve bebekler biraraya gelip duyusal alanımızda minderlere oturuyoruz (oturamayan bebekler havluların üzerine sırt üstü yatırılıyor). Her ders Baby Sensory’ye özel ve işaret dilinin kullanıldığı şarkı ile başlamaktadır. Her derste birbirinden farklı 10-12 etkinlik işliyoruz. 10 haftalık dönemimiz içinde her etkinliği farklı haftalarda en az 3 kez tekrar ediyoruz öğrenmenin gerçekleşmesi için. Çünkü bebekler tekrar yoluyla öğrenir. Farklı haftalarda farklı aktivitelerle değişik duyuları ve kavramları öne çıkartıyoruz. Derslerimiz oyun esasına göre şekilleniyor. 6 etkinlik yaptıktan  sonra 10-15 dakika ara veriyoruz. Bu sırada harika ve eğitici oyuncaklarla dolu keşif alanımızda bebekler ebeveynleriyle oyun oynarken sohbet imkanı da buluyor. Baby Sensory programına katılan ebeveynler bebekleriyle ve başka annelerle birlikte iyi vakit geçirmenin yanında, bebeklerinin sağlıklı gelişimini takip edebilmeleri için uzmanımız tarafından teorik ve uygulamalı olarak bilgilendiriliyor. Dersimizin sonunda yine duyusal alanda buluşup etkinliklerimizi yapıyor ve en son olarak veda şarkımızı söylüyoruz.

K.A.: Biz katıldığımız için biliyoruz ancak merak eden ebeveynlerimiz için “Bebek İşaret Dili” nedir? Türkiye’de ne kadar biliniyor?

D.G.: Bebek İşaret Dili kısaca konuşma öncesi dönemde sizin ve bebeğinizin arasındaki sözlü iletişimi güçlendirmek için kelimelerle birlikte sembolik işaretlerin kullanılmasıdır.  Dikkatle izlerseniz, bebeklerin kendilerini ifade etmek için el hareketleri ve yüz mimiklerini zaten kullanırlar.  Tek yapmanız gereken bebeğinizi başka işaretler öğrenmek için cesaretlendirmek.  Hızlı, kolay ve eğlenceli. Bebek işaret dili kullanmanın bebeğinizin dil, zeka ve sosyo-duygusal gelişimine bilimsel olarak kanıtlanmış faydaları bulunmaktadır. İşaret dilinin görsel hafızayı tetiklediği için yeni bilginin bireylerin belleğinde daha uzun kalmasını ve algılanmasını kolaylaştırdığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Bebek isaret dili amerika ve Avrupa’da son 20 yıldır çok popüler ama Türkiye’de az bilinen bir konu. Ama şimdi bebeği icin en iyisini yapmaya çalışan anneler her şeyi araştırıyor ve  yeni yeni bebek işaret dilinin faydaları ile ilgili bilinçlenmeye başladılar. Artık Türkçe olarak kaynaklar da mevcut. Biz de Baby Sensory olarak bebeğin ihtiyaçlarını, düşünce sistemini anlamayı sağlayan bu yöntemi, yaptığımız seminerlerle geniş kitlelere yaymaya çalışıyoruz. Bize gelen anneler çok etkili olduğunu söylüyor, giderek yayılacağını düşünüyorum.

K.A.: Baby Sensory’de Bebek İşaret dili dışında başka hangi programlar/etkinlikler var? Ebeveynler hepsini birlikte almak zorunda mı?

ka-270115-4D.G.: Bizler Baby Sensory’nin ebeveynlerin bebekleriyle güçlü bir duygusal bağ kurmak, sağlıklı bir iletişim geliştirmek ve bebeklerinin gelişimini tüm yönleriyle desteklemek ile ilgili ihtiyacı olan tüm bilgileri almak için harika bir yer olmasını istiyoruz. Dolayısıyla Baby Sensory’de gerçekleşecek ebeveyn eğitimlerinde doğum öncesi hazırlık, doğum sonrası bakımdan tutun da ek gıda, bebeklerde rutin oluşturma, bebek masajı, uyku düzeni, alerjiler, çalışan anne ve bebek, ilkyardım gibi ebeveynlerin bilgi almak istediği konularda konunun en iyi uzmanları tarafından doğum öncesi ve sonrasında anne babaya destek olmak amacıyla eğitimler/seminerler sunuyoruz. Bu eğitimlere Baby Sensory programına üye olan ebeveynler ücretsiz olarak yararlanabiliyor. Ayrıca sadece Bebek İşaret Dili‘ni içeren ve bebek işaret dilinin temellerini uygulamalı olarak anlattığımız bir programımız mevcuttur. Geçen yıl bebek yüzme programımıza  da başladık.

K.A.: Ah işte bunu çok merak ediyordum, videoları izledikçe çok şaşırdım. Bilmeyenler için siz anlatın lütfen; Bebek Yüzme Programı nedir?

D.G.: 0-2 yaş Bebek Yüzme Programımız 2014 yazında başlattığımız yeni bir program. Yeni diyoruz fakat aslında bebek yüzmesi dünyada çok popüler olan bir konu. Eskiden de insanların bebeklerine su elementi ile güven sağladıkları bugün bilinmektedir. Bebek yüzme eğitimi 1960-70 yıllarında geliştirilmiştir. Bugün ise özellikle Avrupa’da ve Amerika’da yaygın olarak uygulanmaktadır. Bebekler üç haftalıktan itibaren dalma reflekslerini kullanarak suyun altında nefeslerini tutma yeteneğine sahiptirler. Bu dersler sayesinde bebekler nefeslerini, doğal reflekslerini kullanarak, daha ileride de bilinçli olarak tutmalarını öğrenirler. Bebekler karada kullanamadıkları kasları suda kullanarak kas gelişimlerini güçlendirip, kan dolaşımlarını, kalp damar sistemlerini ve akciğerlerini geliştirirebiliyorlar.

K.A.: Gerçekten çok ilginç bilgiler. Peki sizdeki Bebek Yüzme programının içeriği hakkında bilgi verebilir misin?

D.G.: Bebek yüzme Programı 3 aşamadan oluşur. Her aşaması beş hafta sürmektedir.  Her haftanın temasına göre bebekler yeni bir beceri ile tanışacak, su üzerinde durma becerisini kazanmak için gerekli ön becerilere sahip olacaklardır.

K.A.: Şimdiye kadar neredeyse tamamen bebeğin ilk yılında yapılabilecek aktivitelerden bahsettik. Oğlum Rüzgar 1 yaşını geçti. Bebeği 13 aydan büyük  ebeveynlere uygun başka programlarınız da var mı?

ka-270115-3D.G.: 13 ay üstü yürüyen bebeklerimiz için Toddler Sense programımız bulunmaktadır. 13-18 ve 18-24  ay grubuna hitap eden Toddler Sense programının dilerseniz İngilizce, dilerseniz Türkçe versiyonları da mevcut. Hatta gelen talep üzerine ocak ayında Rusça versiyonunu da faaliyete geçiriyoruz. Yaklaşık 45 dk. süren, sosyalleşme ve öğrenme süreçlerinin beraber işlendiği oyun grubumuzun temel hedefi, çocuğunuz yaşıtlarıyla birlikte zaman geçirirken aynı zamanda yeni deneyimler ve beceriler kazanmasını sağlamaktır. Yürümeye başlayan çocuğun fiziksel becerileri şaşırtıcı bir hızda gelişir. Gün geçtikçe fiziksel ve zihinsel becerileri artan bu yaş grubu her hafta değişen interaktif şarkılar, koreografili danslar, kukla gösterileri, egzersizler ve diğer orijinal faaliyetler eşliğinde hem fiziksel aktivite sevgisi kazanır hem de bedensel ve sosyal olarak gelişir.

K.A.: Verdiğin ayrıntılı bilgiler için çok teşekkürler. Senin gibi işin ehli insanların böyle güzel merkezleri işletiyor olması çok güzel. Peki böyle bir yeri işletmek isteyen diğer insanlara tavsiyen ne olabilir?

D.G.: Baby Sensory merkezlerini açacak kişiler öncelikle çocuk gelişimi ve psikolojisi konusunda eğitim almış olmalı, sonrasında bu işi çok sevmeli ve de annenin psikolojisinden anlamalı. Özellikle psikoloji, psikolojik danışmanlık, okul oncesi öğretmenliği bölümlerinden mezun olmaları çok önemli.

K.A.: 3,5  yaşında güzeller güzeli bir kız çocuğu annesisin. Anne olarak bu işi yapmanın avantaj ve dezavantajları neler?

D.G.: Avantajı kendi ders programımı, seanslarımı ayarlayabiliyor ve dolayısıyla kızıma daha fazla vakit ayırabiliyor olmam. Dezavantaj diyebilir miyiz bilmiyorum ama kendimi işletmeci değil de eğitimci olarak gördüğüm icin merkezime gelen tüm anne ve bebeklerin maksimum fayda sağlaması benim için çok önemli.

K.A.: Duygucuğum vakit ayırıp sorularımızı cevapladığın ve Baby Sensory hakkında ebeveynleri aydınlattığın için çok teşekkürler. Eminiz pek çok anne babaya bu söyleşiyle ışık olmuşuzdur. Son olarak Kadıköy Anneleri’ne özel bir çalışma yapmayı düşünüyor musunuz 🙂

D.G.: Bu güzel röportaj için ben teşekkür ederim. Tabi seve seve, Kadıköy Anneleri genel olarak tüm programlarımdan %10 indirimle faydalanabilirler. Baby Sensory Turkey’e turkey@babysensory.com, Facebook, Instagram veya Twitter adreslerimizden ulaşabilirler.

Aslı Altınok Erdal

1982 Çan/Çanakkale doğumlu Aslı(Nam-ı diğer “Muhtar Anne”), 2004 yılında Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun oldu. 2004-2006 yılları arasında Chicago, ABD’da Au Pair olarak çalışırken College of Dupagete İşletme ve Uluslararası İlişkiler dersleri aldı. 2007 yılından bu yana çalıştığı Uluslararası Fuarcılık sektöründe 20’den fazla ülke, 40’tan fazla dünya şehrine seyahat etti. Temmuz 2012’de 3 yıllık hayat arkadaşı Koray’la evlendi. 13 Ocak 2014’te oğlu Rüzgar’ın hayatına girmesiyle birlikte ikamet ettiği Kadıköy’de, kendisi gibi hayattan zevk almayı bilen annelerin bir araya gelip deneyimlerini paylaştığı Kadıköy Anneleri’ni kurdu. Oğlu 7 aylık olduğunda tam zamanlı çalışma hayatına geri döndü. Halen fuarcılık sektöründe pazarlama işi, Kadıköy Anneleri, İFSAK bünyesindeki 4 Mevsim Büyükada, Şiirden Fotoğrafa İstanbul, Yansıyan Kadınlar belgesel fotoğrafçılık projeleri ve aile hayatı dörtgeninde hayatta kalma mücadelesi veriyor.

Bu yazımızı da inceleyin.

“İyi Cüceler”in İyi Devi Esra Ergüven’le Söyleşi

Sevgili Kadıköy Anneleri merhaba, Bundan yaklaşık iki yıl önce İlk Kitaplığım köşeme başladığımda bu köşede …

WhatsApp
Email
Share
Tweet
Share