Dr. Asya Çağlar ile Çocuk Kitapları Yayıncılığı Üzerine…

17
86

Sevgili Kadıköy’ün anneleri merhaba,

Hızla değişen dünyamızda araştıran, soru soran, sorgulayan, yorumlayan, risk alabilen, duyarlı, ilkeli, estetik algıya sahip ve demokrasi bilinci olan bireylere ihtiyacımız var. Demokrasi kültürünün oluşmasında ise sanat en başta ka-171220105 (1)yerini almalı. Çünkü sanat; daha uygar, daha özgür bir toplum düzenine kavuşmamızın temel koşullarından biri. Sanat aracılığıyla bireyin algıları ve kendini ifade etme yolları gelişecek birey doğru bildiğini değil doğru olanların peşinden gidecektir. Küçük yaşlardan itibaren sanat yapıtlarıyla buluşacak birey, yaşamı anlamlandırma çabasında iyiye, güzele ve akla yönelecektir. Burada ise sanata aracılık yapanlara önemli görevler düşmektedir. Bu görevi on yıldır hevesle, tutkuyla yapan, nitelikli çocuk edebiyatı yapıtlarıyla bizleri buluşturan ve bu alanda yapılanları paylaşmaya, tartışmaya açarak elini taşı altına koyan bir anne ile tanıştırmak istiyorum sizi. Evet, İlk Kitaplığım köşemizin bu ayki röportaj konuğu Kelime Yayınları’nın Genel Yayın Yönetmeni Sayın Dr. Asya Çağlar. Yılbaşı yaklaşırken küçük kitap kurtlarımıza kitap hediye etmenin çok güzel olacağını düşündüm ve kendisinin kapısını çaldım. Beni kırmayıp yoğunluğuna rağmen değerli vaktini ayırdı. Kendisiyle biz anneler için çocuk kitapları yayıncılığıyla ilgili keyifli bir sohbet yaparken bebeklerimiz/çocuklarımız için de iki adet “Kitapkurdu Lily” adlı kitap sözü aldım. Kitaplardan birisinin nasıl sizin olacağı sohbetimizin sonunda bulacaksınız. Şimdiden tatlı sohbeti ve nitelikli hediyesi için Asya Hanım’a çok teşekkür ederiz. Daha önceden de yazdığım gibi cesur kadınlara bu köşede yer vermeye çalışıyorum. Cesur anneler için gelsin, keyifli okumalar dilerim.

H.G.: Asya Hanım merhaba, öncelikle sizi tanımak isteriz. Kısaca kendinizden bahseder misiniz?

A.Ç.: 1972 doğumluyum. Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden mezun olduktan sonra Marmara Üniversitesi İletişim Anabilim Dalı Radyo – Televizyon Bilim Dalı’nda yüksek lisans ve doktora eğitimimi tamamladım. Müzik ve sinema gibi kültür – sanat’ın çeşitli alanlarında çalıştıktan sonra Mart 2006’da, öncelikli olarak çocuk ve gençlik kitapları yayınlamak üzere, Kelime Yayınları adıyla kendi yayınevimi kurdum. Kelime Yayınları’nın bu yıl 10. yılını kutlayacağız.

H.G.: Ne güzel, daha nice on yıllar dileriz. Çocuk kitapları basmaya, bu alanda yayıncı olmaya nasıl karar verdiniz?  Kelime Yayınevi’ni ne düşünerek, neleri hayal ederek yaşama geçirdiniz?

A.Ç.: Çok klasik bir yanıt olacak belki ama yayıncılık benim için bir çocukluk hayali. Büyüyünce ne olmak istediğim sorulduğunda hep aynı yanıtı verdim. Sadece, kitap okuyabileceğim bir iş istiyordum! Böyle de oldu. Özellikle son 10 yıldır okumadan geçen tek bir günüm olmadı neredeyse… Yayımlayacağım kitaplarda çocukken okuduğum kitapların izdüşümünü aradım hep. Kelime Yayınları’nda çocuklara ve gençlere, disiplinlerarası bir bakış açısı sağlayacak, zihinsel ve düşünsel yolculuklarında yol gösterici olacak, hayal güçlerini besleyecek, yedikleri en lezzetli yiyeceğin tadını hissettirecek kadar keyifli kitaplar yayımlansın istedim. En önemlisi de büyüdüklerinde -tıpkı benim yaptığım gibi- onları, kütüphanesindeki en özenli yeri vereceği; her dokunuşlarında çocukluğunu hatırlatacak, “İyi ki bu kitapları okumuşum!” dedirtebilecek kitaplarla buluşturmaya çalışıyorum.

H.G.: Günümüzde çocuk kitaplarının da endüstrileştiğini düşünüyorum. Bu büyük pazarda ayakta kalmak, duruş sergilemek çok zor olsa gerek, ne dersiniz?

ka-171220105 (2)A.Ç.: Bir endüstriye dönüşmesini memnuniyetle karşılıyorum. Çocuk ve gençlik edebiyatının bir alan ve sektör olması, ülkede daha çok edebiyattan ve sanattan bahsedilmesi açısından da önemli buluyorum. Ayakta durmak için sektörün önde gidenleriyle yarışmak yerine kendiniz için özel alanlar yaratmanız gerektiğini düşünüyorum. Mesela www.kelimedenkelimeler.net blog sayfamızda çocuk ve gençlik edebiyatı alanında “Kelime’ye özgü” yazılar yayımlıyoruz. Üç yıl önce yayınevimizin bünyesinde Kelime Çocuk Oyumları Atölyesi’ni kurduk. Bu atölyede şimdiye kadar Arnold Lobel’in “Kurbağa ve Murbağa” serisinden dört öyküyü, Janosch‘un “Haydi Gel Hazine Bulalım” adlı kitabını sahneledik. Böylelikle çocukların kitapla buluşması adına bir başka sanat formu olarak tiyatroyu kullandık. Önümüzdeki sene de Mary Poppins serisini sahneye taşımayı düşünüyoruz. Ayrıca ssahne performansları olan yazar etkinlikleri planlıyoruz ve öğretmenlere yönelik düzenlenen birçok konferansın da destekçisiyiz. Bu özel yollar, bizi bir yandan besliyor, bir yandan da hedef kitlemize ulaşmamızı sağlıyor.

H.G.: Eminim editörlerinizin ve tabii sizin önünüze pek çok dosya geliyordur. Bir kitabını basmaya nasıl karar veriyorsunuz? Bu soruyu soruyorum çünkü sizin yayınevi olarak bir kitabı basmaktaki seçiminiz ile biz annelerin o kitapları raflardan almaktaki seçimimizin pek de farklı olmadığını düşünüyorum.  Sizce nasıl bir kitap okurla buluşmayı hak ediyor?

A.Ç.: Gelen dosyalar, editörümüz ve lektörümüz tarafından okunup raporlanıyor ve raporlar ışığında kararımıza ulaşıyoruz. Dosyada çok ciddi dil bilgisi hataları varsa, dosyadaki konu ilgi çekici de olsa, olumsuz oluyor görüşümüz. Ek olarak, “devamlılık” çok önemli. Tek bir dosya ya da birkaç dosya ile başvurması değil, yazar olma konusunda kararlı olması gerekiyor dosya sahibinin. Yeni yazarlara öncelik vermeyi düşünüyoruz ayrıca; yayınevi olarak, kendi yazarımızla büyümek gibi bir hedefimiz var.

Raflarda kitap seçerken benim de dikkat ettiğim bazı kriterler var. Bunları şöyle sıralayabilirim: Öncelikle kitabın, baskısı, ciltlenmesi, sayfa düzeni ve resimlendirilmesi gibi biçimsel özellikleri açısından hatasız olması gerekir.  Yazım, noktalama, söz dizimi bakımından da hatalı olan kitapları elemek doğru olur.  Yazı ile resim uyumuna da bakmak gerekir. Öykü anlatımı konusunda ustalığı ve kaygısı olan yazar ve kitapları çocuklarımızla buluşturmak, ilerde onları iyi bir okur yapacaktır, diye düşünüyorum.

H.G.: Arnold Lobel’in “Kurbağa ve Murbağa”sını, Janosch‘un “Ayıcık ve Kaplancık”ınka-171220105 (3) hikâyelerini, müthiş dadı Mary Poppins serisini ve benim bayıla bayıla okuduğum Çalısüpürgesi’nin maceralarını yayınladınız. Bu saydıklarım çeviri olarak dilimize kazandırdığınız nitelikli çocuk edebiyatı yapıtları. Bunun için bir sanat eğitimci ve anne olarak size teşekkür ederim. Ama sizin günümüz yerli çağdaş çocuk edebiyatı konusunda düşünceleriniz merak ediyorum. Dilimizde sizce yeterince nitelikli çağdaş eser üretiliyor ve okuruyla buluşabiliyor mu?

A.Ç.: Bu işi hakkıyla yapan ve bu nedenle teşekkürü hak eden birçok yayınevi var aslında. Çok önemli tanıtımlarla kendini duyurmayı başarmış çocuk kitapları mevcut. Dilimizde nitelikli çağdaş eser üretimi konusunda temel sorunlardan biri bence, “yerli çağdaş çocuk edebiyatı” alanının hâlâ çok genç olması, yeterince işlenmemiş olması, hatta yeterince bilinmiyor olması… Ama yakın gelecekte, bizim dilimizde de gerçekten nitelikli ürünler patlaması yaşanacak, diye düşünüyorum.

H.G.: Siz de bir annesiniz. Siz bu alanda çalışan biri olarak oğlunuz İlke’nin okuma kültürü edinmesi için neler yaptınız? Biz anneler, çocuklarımızın kitapları sevmesi için neler yapmalı ya da yapmamalıyız?

A.Ç.: Doğduğu zamandan beri, her gece ve günün belirli saatlerinde hiç aksatmadan ona kitap okuduğum için oğlum İlke’nin de kitapsever bir çocuk hâline geldiğini düşünüyorum. Babasıyla veya benimle geçirdiği en özel saatler, ona kitap okuduğumuz saatler oldu. Hatta bizler yorgun olup da “Bu gece kitap okumadan uyusak mı?” sorumuza şiddetle hayır cevabı veren bir çocuk Olmazsa olmazı kitap okumak… Odasındaki kendisinin seçmesine ve kendisinin yerleştirmesine engel olmadık. Ayrıca, arabalarla oynamaya düşkün bir çocuk olduğu için otobüs şeklinde bir de kitaplığı kendisine doğum günü hediyesi olarak aldık. Kitap okuma konusunda kendisine didaktik telkinlerde bulunmadık. Kendi seçimlerini yapması için yönlendirdik, sırf oyuncağı için bile olsa, dergi almasına izin verdik. Ve en önemlisi, kitabı evin içinde onun ulaşabileceği yer vere koyduk. (Bu durum evde dağınık bir görüntü oluştursa da…:)). Oyuncakları ve kitapları hep bir arada yaşadılar ve yaşıyorlar.

ka-171220105H.G.: Geçen sene TÜYAP kitap fuarındaki söyleşimin ardından oğlum İda için kitap bakmak istiyordum ama vaktim çok azdı. Beni deli gibi emmeyi bekleyen bir bebeği bekletemezdim. Sizden öneri istemiştim. Bana önerdiğiniz “Neşeli Orman Orkestrası” kitapları için çok teşekkür ederim. İda, hâlâ bu iki kitaba bayılıyor. Her gün okuyoruz ve dinliyoruz. Bu sene önerdiğiniz “Küçük Kanguru” adlı kitap da bir harika, onu da severek okuyoruz.  Şimdi sizden sadece kendim için değil tüm Kadıköy Anneleri için öneri bekliyorum.

A.Ç.: Şu sıralar önerim, TUDEM Yayınları’ndan “Bu Bir Kitap”. Teknolojinin içine doğan bizim çocuklarımıza kitabı anlatan en iyi resimli kitaplardan biri, diye düşünüyorum.

H.G.: Asya Hanım biz Kadıköy Annelerine vakit ayırdığınız için çok teşekkür ederiz. Son olarak küçük kitap kurtlarımız için hediye ettiğiniz Kitapkurdu Lily” adlı kitabınızı kısaca tanıtır mısınız?

ka-171220105 (5)A.Ç.: “Çok gezen mi, çok okuyan mı bilir?” sözünü en iyi açıklayan kitaplardan biri “Kitapkurdu Lily”. İngiltere’de okuma yazma öğrenen her çocuk için bir kütüphane kartı çıkarılıyor, tıpkı kitabımızın kahramanı Lily’ye yapıldığı gibi itabımızda Lily; bahar, yaz, güz, kış; sabah, öğlen, akşam demeden okuyor. Ta ki bir gün okumayı hiç ama hiç sevmeyen; ancak maceralara bayılan Milly ile tanışana kadar! Bir kitap kurdu ve bir maceraperest ayrı dünyaların insanları olabilirler mi? Birbirlerinin en yakın arkadaşı nasıl olurlar? İşte böylesi sorulara en güzel yanıt, “Kitapkurdu Lily” bence.

Bu röportajın altına yorum bırakan kişiler arasından yapılacak çekilişte 2 kişiye Kelime Yayınları’ndan çıkan  “Kitapkurdu Lily” adlı kitap hediye edilecektir. Bunun için yorum kısmı kapanana kadar yorum bırakmanız yeterli olacaktır. Kazananları random.com üzerinden görüntülü olarak seçilip, 23 Aralık günü yorumların sonunda açıklanacak ve kendisiyle iletişime geçilecektir.  Ayrıca kazanan talihlilerimizi sosyal medya hesaplarımızdan  da açıklıyor olacağız. Herkese bol şanslar!

Sevgiyle kalın,
Hafize Güner

 

 

 

 

 

 

Önceki yazıÇocuğunuzun Eşyaları Evi Ele mi Geçirdi!
Sonraki yazıAspurçe’nin Hamilelik Günlüğü: 21. Hafta

17 Yorumlar

  1. Sevgili Kadıköy Anneleri, ilginiz için çok teşekkür ederiz. Kitap kazanan 2 talihlimizi instagram hesabımız üzerinden video çekimi ile belirledik. Sevgili Leyla 1.2.3. ve Deniz Kayalar Çerçi’yi tebrik ediyor, kitabı ulaştırabilmemiz için iletişim bilgilerini bilgi@kadikoyanneleri.com a göndermesini rica ediyoruz. Videoları bu linklerden izleyebilirsiniz;

    https://www.instagram.com/p/_q3XHVuEXy/?taken-by=kadikoyanneleri

    https://www.instagram.com/p/_q307mOEYh/?taken-by=kadikoyanneleri

    Kitapla ve sevgiyle kalın…

  2. Güzel bir röportaj olmuş Tebrikler. Kitapliğımızda olmayan bu kitabı merakla bekliyoruz.

  3. 3. Sınıf kitaplığımızda yer almasını ve minik kitap kurtlarımın bu kitapla tanışmasını çok isterim.

    • Deniz Hanım, çekiliş sonucu olarak kitaplardan birini siz kazandınız. Ancak 28 Aralık Pazartesi gününe kadar sizden dönüş alamamamız halinde yeni bir çekilişle kitap başkasına verilecektir. Önemle duyurulur.

Yorumlar kapalı