16 Ekim 2017, Pazartesi
Ana Sayfa / Hamilelik Günlükleri / Zennube Ezgi’nin Hamilelik Günlüğü: 32. Hafta

Zennube Ezgi’nin Hamilelik Günlüğü: 32. Hafta

Merhabalar!

Bu hafta Antalya’dayız ama doktor kontrolümüz var. Geçen hafta aldığımız haberlerle yollara düşünce, birka-19092016-03-1 muayene ve NST tembihi almıştık doktorumdan. Antalya’yı da bilmem etmem. En iyisi tanıdıklara sormak dedim. Geçen yıl pansiyonumuzda kalan ve sonradan arkadaşım olan Özge Bahar sayesinde süper tatlı bir doktora gittik.

Özge’nin bal çocuğu, peşinde gezip ”çocuk yaptırır bu insana” dediğim yavrucağın da doktoru olan Cahit Bozyel’e gittik. Süper ilgili, alakalı, sevgi dolu bir doktur kendisi. Antalya’da oturup doktor arayanlara seve seve öneririm.

Muayeneden çıkan sonuç: Rahim ağzım hala 2,7cm. yani aradan geçen günlere rağmen bir değişiklik olmamış. Bu demektir ki biraz olsun kardayız, öyle hemencik gelecek gibi değil. Eğer bu 10 günlük sürede ölçüsü değişmiş olsaydı, temkinli ve meraklı bekleyiş devam edecekti ama şimdilik hafiften rahatlayabiliriz.

NST’de göze batan bir şey çıkmadı. Bebeğin suyu, kordon kan akışı, plasentası vs. her şeyi yerli yerinde, olması gerektiği gibi. Umarım gerçekten olgunlaştığı, serpildiği zaman doğar da hem ona hem de bize kolaylık sağlar.

Bu arada, ben hastane çantam olmadan yollara çıkınca, iş anneme düştü. Sağolsun hem bana hasta külodu, emzirme geceliği, don, atlet vs. aldı hem de bebeğe hastaneden çıkış için bir takım hazırladı. Çünkü bizimkiler henüz yıkanmış bile değil! Canım annem kendi evinde yıkayıp paklayıp bize bir çanta hazırladı bile <3.

ka-19092016-03-2Bunun dışında, bu hafta çok çok sevdiğim arkadaşımın çok çok sevdiğim kardeşi Duygu ve erkek arkadaşı Uğur Olympos’a geldi. Hamileliğimin başından beri göbeğimin çıkmasını merakla bekleyen Duygu, Uğur’u da ikna etmiş, hem ziyaret hem fotoğraf çekimi olsun dediler ve bol gülmeli, bol komikli bir fotoğraf çekimi yaptık Olympos’ta. İyi ki geldiler! Hem sahilde, hem de bizim pansiyonda güzel bir sürü pozumuz oldu sayelerinde. Fotoğraflar elime geçince mutlaka Instagram’da @kafasikarisikbiranne hesabında paylaşırım. Uğur’un işlerini de @heliosphotoarts hesabından takip edebilirsiniz.

Şimdilik, çekim sırasında yandan yandan telefonla çektiğimiz korsan fotoğraflar böyle.

Ha bu aradaaa, unutmadan şu fotoğrafı da paylaşayım. Babamın kızı haline gelen Ceylan yavrumuzu da doya doya sevdik bu 10 günde <3.
İşte böyle sevgili okuyucu. Antalya’dan Ereğli’ye geçtik dün. Burada da bayramı bitirip İstanbul’a dönmek var planımızda.
ka-19092016-03Elbette bu yazdıklarımın dışında da kocaaa bir hayat akıp geçiyor. Tuhaf aile olaylarları, insanın karnını ağrıtan diyaloglar, garip garip komplekslerle karşılaşıyor insan. Karı koca birbirimize bile girdik bu güzel haftada düşün =) Ama akıllı insan o yoldan çabuk dönüyor.  Sonunda vardığım noktayı uzun bir yazıyla paylaşmıştım Instagram’da, merak eden burada okusun, aşağıya ekledim.
Yazı bu kez biraz uzun oldu ama olsun. Okuyan herkese çok teşekkür ederim:

Duygularımı toparlayıp ifade edebilmem çok zor. Hem heyecanlı ve mutluyum, içim ferah, her gün sevildiğimi hissederek uyanıyorum. Sabahlara kadar sevdiğim, güvendiğim insanlarla beraberim. Mis gibi, aynı bu tüy gibi hafif, dingin, ferah yüreğim. Hem de bir yanım da işte bu kara taş gibi, “lök gibi” çökmüş halde, ağır, yerinden oynatamıyorum.

Bu yıl her gördüğüm yere/insana “bir sonraki görüşmemizde aynı olmayacağız” diye baktım durdum. Hepimiz değişeceğiz biraz, el mahkum. Mesela ben anne olacaksam, Çağdaş baba olacak, babam da dede olacak bir dahaki görüşümde. Ve ben onları ilk defa babam gibi, eşim gibi görmek dışında bir halde izlemenin keyfini yaşayacağım. Anneanne, teyze, dayı… Herkesin adı bile değişecek aslında. İşte bu yaşanmadan önceki son günlerdeyiz, ben de bunun şaşkınlığındayım bir süredir.

Henüz içimden bir insan çıkmamış halde son günlerimi yaşarken, idrak edebildiğimin çok ötesinde duygularda gezip duruyorum. Adeta başka bir alem burası.

Etrafım, göle düşen taş gibi, halka halka… En yakınımda o asla vazgeçmeyeceğim sevgiden çember var, iyi ki de varlar! Şimdi hafiften saran korkularla beraber, en çok onların verdiği güzel duygularla hafifliyor yüreğim. Anlatılmaz, yaşanır. ❤️ 

Ben kendimi bu çembere hapsedip, doğum denen o acayip güne kadar içime sevgi, güven, anlayış, baş okşaması duygularını çeke çeke yaşamak istiyorum. Sadece sevgi değil, cesaret de veriyorsunuz elimden tutarak. Sizi verene bin teşekkür, iyi ki varsınız! 🙏

İşte bu sevgi dolu çemberin dışındaki hiçbir şeyi gözüm görmüyor artık. Sadece bana, bize iyi gelene bakıyorum.
Şimdi, 1 gramdan 2 kiloya emek emek büyüttüğüm(üz), çok özlediğim, hayaliyle bile gözlerimi dolduran bu insan yavrusuyla baş başa olduğum son günlerdeyiz madem, huzurla geçsin istiyorum. 

Bir gün gelip Ela büyüdüğünde, her fotoğrafın bir hikayesi vardır kuzum diyerek bu Instagram sayfasında tura çıkaracağım kendisini. Şimdilik, anıları güzelce biriktirmeye, unutmamak için not etmeye devam.

Kendime not: Bugün, 13 Eylül 2016, Kurban Bayramı, Ereğli’deyiz.

Sevgiler,
 
Zennube Ezgi ve Cücüğü Ela

Zennube Ezgi Kaya Ünveren

1989 doğumlu, çocukluğu Kadıköy’de geçmiş, hala da aklı orada olan bir İstanbul insanı. Fransız Dili ve Edebiyatı Mezunu, dijital pazarlamacı, sivil toplum & sosyal projelerle haşır neşir bir anne adayı. Şimdilik kızı Ela’ya hamile ve zamanının çoğunu çeviri yaparak geçiriyor.
Zeki Çocuk Anaokulu

Bu yazımızı da inceleyin.

Zennube Ezgi’nin İçinden Bir Zeytin Doğdu!

Sevgili Kadıköy Anneleri, Bilenler bilir, 30. haftadan beri ha geldi ha gelecek diye bekledik durduk …

14 Shares
Share10
+12
Share2
Email
WhatsApp