Ana Sayfa İlk Kitaplığım Pandemi Günleri ve Çocuk Kitapları

Pandemi Günleri ve Çocuk Kitapları

Sevgili Kadıköy Anneleri merhaba, uzun süredir sizlere yazamadım. Mart ayında başlayan pandemi süreci herkes gibi beni de alt üst etti. Eve kapandığımız o ilk günlerin ardından kendime gelip şöyle bir silkelendiğimde- ki bu mayısın başını buldu- sizlerle canlı yayında buluşmuş ve kitap önerilerinde bulunmuştum. O gün bahsettiğim kitap önerilerimin hemen hemen hepsini içinde yaşadığımız bu süreçle ilişkilendirmiştim. Aslına bakarsanız şimdi de öyle yapacağım ve sizlere tek bir kitaptan bahsetmek yerine “Pandemi Günleri ve Çocuk Kitapları” başlığıyla pek çok kitabın adını anacağım. Hem böylelikle yazmadığım ayların da acısını çıkartmış oluruz, ne dersiniz?

Pandemi Günleri ve Çocuk Kitapları.

Bu süreçte hepimiz endişe duyuyoruz. Kimi zaman dengeyi korumakta zorlanıyoruz, Renk Canavarı gibi duygularımız birbirine karışıyor. Evden çalışmaya devam edenlerimiz için hem ev düzenini sağlamak hem çocuğumuzun çevrimiçi dersleri takip etmek ve onunla ilgilenmek, hem de kendi işlerimizi yürütmek çok zor. Dışarıda çalışanlarımız için ise bambaşka zorluklar var. Normalde çocuğunuzu okuluna bırakıp gönül rahatlığıyla işimize gücümüze giderken şimdi gözümüz arkada evden çıkıyoruz. Tüm bunlara rağmen bir yandan da neyse ki bir işimiz var diyoruz. Çalışmaya, üretmeye, mücadele etmeye devam ediyoruz. Ama bazen olmuyor işte En Sevgili Süper Kahraman olsak da yetemiyoruz, yetişemiyoruz. Cleo gibi başımızı alıp uzaklara gitmek istiyoruz. Dışarı, Buradan Uzaklara… 

İstekleri Bir Türlü Bitmiyor.

Çocuğumuz bilgisayarın başına, derse oturmak yerine kuklaları alıp karşınıza dikiliyor. Hayali bir oyuna başlamak için yalvarıyor. Gözünüzün içine bakıp; “Haydi anne, kutuplara giden tren kaçacak diyor.” Her zaman gülümseyip oyuna katılırken bu kez, “sırası mı şimdi!” Diye azarlıyoruz onu. İstekleri bir türlü bitmiyor, evde biraz olsun sessizlik arıyoruz.

O Kendi Başına Bir Birey.

Alfons ve Natali’yi düşünüp ona da hak vermeden edemiyoruz. Ama bazen sabrınız taşıyor, kendimizi Eksi Üç’ teki Gürültücü Lusi gibi bağırırken buluyoruz. Birazcık çıkıp temiz hava alsak iyi olacak diye düşünüyoruz. Yürüyüşte Hektor ile Sinek Kuşu’nu hatırlıyoruz. Sokakta yürürken avcunuzun içindeki o küçük, sıcacık eli özlüyoruz, anneciğim diyen o tatlı ses kulaklarımızda çınlıyor, onsuz dondurma yalayabilir miyiz hiç? Hemen eve koşup birlikte kitap okumak istiyoruz. Evet, her zaman olduğu gibi kitaplara sığınıyoruz. O çoktan Antonio Gibi Biri’yi kapmış oturmuş bile kanepeye bizi bekliyor. O an bir kez daha duyumsuyoruz o sadece sizin çocuğunuz değil! O kendi başına bir birey. Kitap bitince saçlarını okşayıp koynumuza sokuyoruz, kokusunu içimize çekiyoruz. O ise hemen fırlıyor yanımızdan odasına koşuyor.

Akşam olmuş, kalkıp televizyonu açıyoruz. Televizyon vıdı vıdı ediyor. Ölüm orucunda yitirilen canlardan, tutuklu gazetecilerden, yükselen dolardan, işsizlikten, sürekli yapılan savaş çığırtkanlığından, virüsten ölenlerden, sağlık çalışanlarının isyanından, mültecilerin dramından, kadın cinayetlerinden, çocuk istismarından, sit alanından çıkarılan doğa harikalarından, yanan daha doğrusu yakılan ormanlardan, Galata Kulesi’nin ve onun misafirleri ebabillere yapılanlardan bahsedip duruyor. Konuşmuyor, susuyoruz.

Biliyoruz ki, bu günler de geçecek!

Çocuğumuzun odasından sesler geliyor. Kıtır kıtır işliyor makası ve yerdeki gazeteler açık kalmış penceren içeri esen rüzgarla hışırdıyor. Her yer Kırpıntı olmuş. Kırpıntılar arasından geçerek bakıyoruz ona.  O ise bir peygamberdevesi olmuş asılmış bir dala. Önce Hayal öyle değil mi? Hayallerimiz varsa gerçeğe dönüştürme gücümüz de var. Katılıyoruz biz de oyuna, oyununa. Çünkü biliyoruz ki zaman su gibi akıyor gidiyor. Ve biliyoruz ki bu günler de geçecek! Peki biz arkaya bakınca bugünleri nasıl hatırlayacağız? Neyse ki, ne yazık ki dediklerimiz neler olacak?

Yazıda adı geçen on iki kitabın künyeleri sırasıyla aşağıdaki gibidir. Her birini bu süreçte altı yaşındaki oğlum İda ile tekrar tekrar okuduk ve okuyoruz.

İşte seçkimizde yer alan çocuk kitapları:

  1. Renk Canavarı / Anna Llenas / Çeviren: Esin Pervane / Nesin Yayınevi / 2019
  2. En Sevgili Süper Kahraman / Rocio Bonilla, Oriol Malet / Çeviren: Halil Türkden / Günışığı Kitaplığı / 2020
  3. Yalnız Değilsin Cleo / Sassafras De Bruyn / Çeviren: Gizem Kara Öz / Meav Yayıncılık / 2018
  4. Dışarı, Buradan Uzaklara / Rachel Woodworth, Sang Miao / Çeviren: Sedef Özge /2019
  5. Sırası mı Şimdi! / Tülin Kozikoğlu, Ece Zeber / İletişim Yayınları / 2019
  6. Alfons Tavana Çamur Sıçramış! / Daisy Hirst / Çeviren: Esin Pervane / Nesin Yayınevi / 2020
  7. Eksi Üç ve Gürültücü Lusi / Ute Krause / Çeviren: Nihal Ünver / Dinozor Çocuk / 2020
  8. Hektor ile Sinek Kuşu / Nicholas John Frith / Çeviren: Sima Özkan / Beta Kids / 2018
  9. Antonio Gibi Biri / Susanna Mattiangeli, Mariachiara Di Giorgio / Çeviren: Nükhet Amanoel / Can Çocuk/ 2020
  10. Kırpıntı / Julia Friese, Christian Duda / Çeviren: Olcay Geridönmez / Ginko Çocuk / 2019
  11. Önce Hayal / Judith Malika Liberman, Zeynep Özatalay / Redhouse Kidz Yayınları / 2019
  12. Neyse ki, Ne Yazık ki / Michael Foreman / Çeviren: Aslı Motchane / Kır Çiçeği Yayınları / 2010

Sevgiyle kalın,
Hafize Güner

 

 

Most Popular

Küçük Kitap Kurtları için Seri Kitaplar #4

Sevgili Kadıköy Anneleri merhaba, altıncı sezonun ilk seri kitapları yazısıyla karşınızdayım. Hatırlayacağınız üzere üç sezon önce seri kitaplar dosyamıza başlamıştık. Yayınladığımız ilk yazıda “Tavşancan ile...

Cumhuriyet’in 97. Yıl Coşkusu ve Atatürk Bir Ulusun Kurtarıcısı Çizgi Romanı

Herkese merhaba! Uzun süredir yaşadığımız pandemi yüzünden bayramlar buruk geçse de, yaklaşan Cumhuriyet Bayramı beni çok heyecanlandırıyor. 97.yılını kutlayacağımız Cumhuriyet'imize yakışır bir coşkuyla, çocuklarımıza...

Kitaplarım Geldi Kurucusu Özlem Onur Kurtuluş ile Söyleşi

Sevgili Kadıköy Anneleri merhaba, bundan üç yıl önce Mutlu Fil Kitabevi’nin kurucularından Sevgili Nihal Ünver ile birlikte “Senin İçin Kitap Seçtim” adlı bir projeye...

Pandemi Günleri ve Çocuk Kitapları

Sevgili Kadıköy Anneleri merhaba, uzun süredir sizlere yazamadım. Mart ayında başlayan pandemi süreci herkes gibi beni de alt üst etti. Eve kapandığımız o ilk...