Ana Sayfa / Kitap Kafe / Aslında Hepimiz Biraz “Çakma” Anneyiz

Aslında Hepimiz Biraz “Çakma” Anneyiz

Suç teşkil edecek kadar komik olma iddiasında bulunan yabancı kitapları okumadaki en büyük handikap, orijinal dilinden Türkçeye çeviren kişinin buz gibi bir espri anlayışı olması elbette. Neyse ki aynı durum burada geçerli değil. Hepsi kendince birer “Çakma Anne” olan Laurie Kilmartin, Karen Moline, Alicia Ybarbo ve Mary Ann Zoellner’in birlikte kaleme aldığı kitabı orijinal dili olan İngilizceden (Amerikan İngilizcesi) Türkçeye ‘enfes’ şekilde çeviren kişi, aynı zamanda Kadıköy Anneleri İhtiyar Heyeti Eğitim Bakanı; Irmak Ertuna-Howison. Ne mutlu bize ki, kendisi tarafından çevrilmesini sabırsızlıkla beklediğimiz farklı kitapların hayatımıza tezahürleriyle kombine edilmiş kritikleri de, birkaç ay içerisinde buradan paylaşılıyor olacak.

DSC_0097Gelelim modern zamanlar ebeveynlik rehberi Çakma Anne’ye; çeviri öyle akıcı ve Türk annelerine göre uyarlanmış ki, normalde ortalama bir kitabı takriben 5 ayda bitirebilen bendeniz (evet, ilkokulda hızlı okuma yarışmasından o gün hasta olduğu bahanesiyle yırtan öğrenci ben oluyorum), sadece 2 günde yüzüm gülmekten kasılmış halde son sayfaya geldim. Her annenin bir gün tadacağı kaçınılmaz kriz anlarında izlenecek kestirme yollar, sadece yüzde kırk çabayla uygulanacak ebeyenlik taktikleri ve çocukların ilkel versiyonu bebeklerle verilen savaştan galip çıkmanın püf noktaları sayesinde kendi anneliğim yanında, annemin, kayın validemin ve çevremdeki diğer kadınların anneliğini sorguladım. İçim buruk geldiğim son sayfayı kapatırken bu kitabın özeti için içimden şöyle dedim; ‘Aslında hepimiz biraz Çakma Anneyiz’ 🙂

Halen bu kitabın, bir kadına anne olduğu ilk anneler gününde alınabilecek en son hediye olduğununu (özellikle adı itibariyle bir hayli manidar) düşünsem de, annelik serüveninde yaşanması muhtemel krizler karşısında uygulanmasını salık verdiği ‘pratik’ çözümleri tez elden öğrenmeme olanak veren sevgili eşim Koray’a buradan 5 yıldızlı teşekkürlerimi iletiyorum… Sıkı bir Conan hayranı olarak zaten sırf CONAN şovunun Emmy Ödülü’ne de aday gösterilen yazarlarından  Laurie Kilmart’ın da bu kitapta tuzu bulunduğunu bilmek, kitabın adından gelen ilk negatif izlenimi silmeye yetti. Elimde olsa tüm sayfaları buraya yazmak isterdim ama bugün sizinle en çok eğlendiğim kısımları paylaşmak istiyorum:

Mükemmel olamayan anneler için rehberlik eden kitabın girizgahı bir test. “Çakma Anne misiniz?”. Üç ya da daha fazla soruya evet yanıtı verdiğinizde otomatikman Çakma Anne ilan ediliyorsunuz. Bilin bakalım ben ne çıktım? İdol ilan edilecek kadar Çakma! 

İşte en çok güldüğüm bölümler:

“Bebekler intihara meyilli, aciz, pahalı ve gürültücüdür. Akıl sağlığı yerinde biri öyle bir yaratığı asla hayatında istemez. O halde bir bebek görünce aklınızı kaybedip yeni bir çocuk istemek niye? Ruh haliniz normale dönünce köpek alın.” (Henüz bebeğim 8 aylık olduğundan bu hisleri taşımıyorum bile :))

“Unutmayın! Tek çocuk el bagajıdır, portatiftir, idare edilinebilir. İki ya da fazlası bavuldur; masraflıdır.”

“Bezini dolduran yeni doğanı anında başkasına teslim etmenin püf noktası; annenin zaman aralığı geri sayım: bebek homurdanır(5 saniye)… Bebek kakasını yapar(4 saniye)… Anne farkına varır(3 saniye)…Bebeği bırakır(2 saniye)… Odadan çıkar(1 saniye)…Oda kokmaya başlar(Süre doldu). Anne ortalıkta görünmez.” (İtiraf ediyorum idollüğüm, ilk kırk gün bu taktiği uyguladığımdan ileri geliyor olabilir).

“Eskiden beraber azıttığınız na-anneyle arkadaş kalmanın yolları; arkadaşlığınızın üzerine evden çalışın, bir dostunuz facebooktan statüsünü yenilediğinde “beğen”in. Sadece o kadar. Tüm bu “beğen”meleriniz -dört saniye için bile olsa- onları düşündüğünüzü gösterecek. Dostlarınızı aramak, onlarla beraber kahve içmek ya da akşam dışarı çıkmak için vaktiniz olmayabilir, ama yaptıklarını “beğenmek” için her zaman vakit bulabilirsiniz.” ( Üstat ne kadar da doğru söylemiş! Gece yorgunluktan bayılmak üzereyken göz kapaklarım arasından birkaç fotoğrafa -beğen- yapmam, na-anne arkadaşlıklarımı sürdürmem için gayet yeterli :))

“Unutmayın, dostalarınızın umurunda olsaydınız, onlar da sizinle aynı zamanda hamile kalırdı.” ( Çok doğru!)

“Dört yaşında kızlar konuşur. Hem de genizden ya da dillerinden çıkardıkları osuruk sesleriyle değil, bildiğiniz cümlelerle. Küçük bir kızla zaman geçirdikten sonra, kendi oğlunuzu dinlerken onun ne zaman Nell filmindeki Jodie Foster’a dönüştüğünü merak edeceksiniz! Panik yapmayın! Oğlanlar ve kızlar arasındaki dil kabiliyeti, oğlanlar kırk yaşına gelene kadar zamanla azalır.” (Bu daha da doğru!)

“Eyvah başka bir anne adayı, yakında doğacak olacak çocuğunuza koymayı düşündüğünüz ismi çaldı! İki seçeneğiniz var; ya o kadını geç olmadan aslında bu ismin kötü bir fikir olduğuna ikna edin, ya da kaderinize küsüp yeni ve orijinal farklı bir isim arayışına daha girin.” ( Benim durumumda üçüncü seçenek gerçekleşti, yani şu anda piyasada iki Rüzgar dolanıyor:/ )

“Genç anneler; çılgın bir hayat yaşayamadınız ( gerçi 16 yaşında hamile kalmak yeterince çılgınca da ). Sizin kırklı yaşlar, başkalarının yirmili yaşları gibi olacak.”

“Yaşlı anneler; çocuğunuzun eğitimi için para biriktirmek yerine, kendinize iyi bir hayat sigortası yaptırın. Ne de olsa çocuğunuz liseye gelmeden öleceksiniz.”

“Bekar anneler; üzgünüz ama evlenene kadar size kimse güvenmeyecek. Üvey baba olmaya çok hevesli adamlardan uzak durun. Düzgün adamlar bunun ne büyük sorumluluk olduğunu bilir. Üvey baba olmaktan ödü kopmayan biri sapığın tekidir.”

“Adamlar sevişmek istiyor! Siz ise önünüzdeki on sene boyunca bacaklarınızı kapalı tutmak istiyorsunuz. Unutmayın! Arzunuzu geri kazanacaksınız. Şu an için önceliğiniz kendinizi, bebeğinizi ya da babasını öldürmeden ilk yılı atlatabilmek.”

“Unutmayın! Kontrolünü hiç kaybetmemiş bir anne, tanınmaya değmez.”

“İster tren setiyle, ister bebek eviyle: kafayı yemeden çocuklarınızla oyun oynamanın yolları: bu zaten babanın işi değil miydi? Çoğu kadın ebeveynlik ve ev işlerinin yarısından fazlasını yapıyor. Kötü adamlara ateş etmeyse, babanın işi.” (Varsın o da babanın işi olsun!)

Tüm anne adaylarına, yeni&eski tüm annelere şiddetle Çakma Anne kitabını okuyup, hatmedip, hızlarını alamayıp başucu kitabı yapmalarını tavsiye ediyorum!

Aslı Altınok Erdal

1982 Çan/Çanakkale doğumlu Aslı(Nam-ı diğer “Muhtar Anne”), 2004 yılında Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun oldu. 2004-2006 yılları arasında Chicago, ABD’da Au Pair olarak çalışırken College of Dupagete İşletme ve Uluslararası İlişkiler dersleri aldı. 2007 yılından bu yana çalıştığı Uluslararası Fuarcılık sektöründe 20’den fazla ülke, 40’tan fazla dünya şehrine seyahat etti. Temmuz 2012’de 3 yıllık hayat arkadaşı Koray’la evlendi. 13 Ocak 2014’te oğlu Rüzgar’ın hayatına girmesiyle birlikte ikamet ettiği Kadıköy’de, kendisi gibi hayattan zevk almayı bilen annelerin bir araya gelip deneyimlerini paylaştığı Kadıköy Anneleri’ni kurdu. Oğlu 7 aylık olduğunda tam zamanlı çalışma hayatına geri döndü. Halen fuarcılık sektöründe pazarlama işi, Kadıköy Anneleri, İFSAK bünyesindeki 4 Mevsim Büyükada, Şiirden Fotoğrafa İstanbul, Yansıyan Kadınlar belgesel fotoğrafçılık projeleri ve aile hayatı dörtgeninde hayatta kalma mücadelesi veriyor.
Zeki Çocuk Anaokulu

Bu yazımızı da inceleyin.

2. Kitap Kafe Buluşması

Birinci Kitap Kafe buluşmamız 10 annenin katılımıyla çok keyifli bir şekilde gerçekleşmişti. Köşemizi hazırlayan Sevgili …

error: Yazılarımızdan memnun kaldıysanız, kopyalamak yerine paylaşabilirsiniz... Sevgiler! ʕ•ᴥ•ʔ
153 Shares
Share146
Share4
Tweet2
+11
Email