Ana Sayfa Doğum Günlükleri Kontrolü Kaybetme

Kontrolü Kaybetme

Merhabalar;
Ben Aylin. 3 yıllık evliyim ve 18 aylık bir oğlum var. Doğum hikayemi sizlerle paylaşmak için yazıyorum. İlk çocuğum oluşundan tecrübesizliğime gelen bazı şeyleri ve tabi ki oğlumu kucağıma aldığım ilk anları sizlerle paylaşacağım. Paylaşacağım ki hem sevincime ortak olun hem de benim yaşadıklarımı sizler
yaşamayın.
Gelelim hikayeme…
Evliliğimin 8. ayında hamile olduğumu öğrendim. Çocuk çok istiyordum ama bu kadar erken olmasını da planlamamıştım açıkçası. Ama iyi ki olmuş diyorum şimdi.
Hamileliğim inanılmaz rahat geçti, mide yanmalarını saymazsak 🙂 Ne bir aş erme ne mide bulantısı, çok şükür kolay bir hamilelik geçirdim. İnanın doğuma gidene kadar gezdim. Belki de bundandır oğlumun gezmeyi çok sevmesi 🙂
Doktor seçimim çok zor oldu. Kaç doktora gittiysem hiçbirinden pozitif enerji alamadım.En son bir doktor buldum ve dedim ki “İşte tam aradığım doktor”. Ama bu sefer de hastahane içime sinmemişti. Ama yapacak bir şey yoktu, doktorumu bulmuştum ve bu hastanede doğum yapacaktım. Şimdiki aklım olsa o hastanede doğum yapmazdım. Doktorla ve başka bir hastahane ile anlaşıp, doğumu diğer hastahanede kendi doktorumla yapardım. Böyle bir şansımız varmış, kuzenim doğum yapınca öğrenmiş oldum. Böyle bir alternatifiniz olduğunu bilmenizi isterim. Ama dediğim gibi hem doktorla hem de doğum yapmak istediğiniz hastahane ile anlaşmanız gerekli bunun için.
Ben kendi isteğimle sezaryen doğum yaptım. Ameliyathaneye girer girmez  sezaryenden vazgeçtim ama artık iş işten geçmişti. Yatış işlemleri bitirilmiş, ödemeler yapılmıştı. Vazgeçemedim… Şimdi olsa  gözüm kapalı vazgeçerim. Neden sezaryen istedim? Eşim işi gereği  gece çalışıyor.O evde yokken suyum gelir de doğum başlarsa diye çok korktum. Tek başıma toparlanamam, bebeğime bir şey olur diye korktum,  Normal doğum yapmadım/yapamadım. Ama Allah ikinci kere anne olmayı nasip ederse, O’nu normal yapmak istiyorum.
ka-10092015-05
Doğum sonrası çok sıkıntı yaşadım. Dört gün bebeğimi kucağıma alamadım. Çünkü yerimden kalkamıyordum. Herkes şaşırmıştı, neden böyle olduğuna kimse anlam veremiyordu. Annemin, kayınvalidemin, görümcelerimin yardımıyla emziriyordum bebeğimi. Çok zor dört gün geçirdim. Narkozdan mı ameliyat sırasında bir şey oldu da ondan mı bilmiyorum… Tek bildiğim kendimi bugüne kadar, hiç bu kadar kötü hissetmemiş olmam. Üçüncü gün zar zor gazımı çıkardım ve ondan sonra ancak eve gelebildim. Sezaryenle doğum yapanlar bilir, doğum sonrası gazınızı çıkarana kadar bırakmazlar. Eve geldikten sonra her şey biraz daha kolaydı. En önemlisi bebeğimi kucağıma bilinçli bir şekilde almıştım sonunda.
Demem o ki;
Korkmayın! Her şeyi akışına bırakın. Doğal olanı normal olanı ne ise öyle olsun, herhangi bir risk yoksa.
Bilinçli olun, haklarınızı iyi bilin! İstemediğiniz bir hastanede doğum yapmayın, doktor dünyanın 1 numarası olsa bile.
Doğum öncesi ve sonrası odanızda yalnız eşiniz ve yanında en fazla 1 kişi olsun! Biz maşallah dayılar, teyzeler, amcalar, onların çocukları, komşular falan cümbür cemaattik. İnsan kimseye gidin de diyemiyor. Ama demek lazımmış, onu da öğrendim. Siz de söyleyin! Ve mümkünse evde de aynı şeyi uygulayın.
Sorunsuz bir hamilelik ve doğum ve hatta lohusalık dönemi geçirmeniz dileğiyle…
Sevgiler
Aylin Demir

Most Popular

Cumhuriyet’in 97. Yıl Coşkusu ve Atatürk Bir Ulusun Kurtarıcısı Çizgi Romanı

Herkese merhaba! Uzun süredir yaşadığımız pandemi yüzünden bayramlar buruk geçse de, yaklaşan Cumhuriyet Bayramı beni çok heyecanlandırıyor. 97.yılını kutlayacağımız Cumhuriyet'imize yakışır bir coşkuyla, çocuklarımıza...

Kitaplarım Geldi Kurucusu Özlem Onur Kurtuluş ile Söyleşi

Sevgili Kadıköy Anneleri merhaba, bundan üç yıl önce Mutlu Fil Kitabevi’nin kurucularından Sevgili Nihal Ünver ile birlikte “Senin İçin Kitap Seçtim” adlı bir projeye...

Pandemi Günleri ve Çocuk Kitapları

Sevgili Kadıköy Anneleri merhaba, uzun süredir sizlere yazamadım. Mart ayında başlayan pandemi süreci herkes gibi beni de alt üst etti. Eve kapandığımız o ilk...

İlham Veren Babalar: Bager’in Babası Mehmet Çalışcı

Herkese Merhaba, "İlham Veren Babalar" serisinin beşinci yazısında sizleri "ilk iş babalık" söyleminin hakkını veren, çok özel bir baba ile buluşturmak istiyorum. Doğuştan görme...