Ana Sayfa / İlk Kitaplığım / Uykuya Dalamayan Minik Yediuyurun Hikâyesi

Uykuya Dalamayan Minik Yediuyurun Hikâyesi

25 Shares

Sevgili Kadıköy Anneleri merhaba,

Bir kış daha geldi çattı. Soğuk iliklerimize kadar işliyor. Kışı sevsem de bazen diyorum ki biz de bazı hayvanlar gibi kış uykusuna yatsak ne güzel olur 🙂 Üç yılı aşkın bir süredir deliksiz bir uyku çekemeyen ve bir kez olsun kendi kendine uyanamayan kısacası uykuya hasret bir anne olarak şöyle uzun uzun bir uyusam diyorum. Tıpkı bir yediuyur gibi. “Yediuyur da ne?” dediğinizi duyar gibiyim. Bu sevimli hayvanın varlığından ben de bir sene önce haberdar oldum. Çalıştığım okuldaki kütüphanede kitaplara bakıyordum. Raftan bir kitap seçtim ve onun sevimli yüzüyle karşı karşıya geldim. Kapkara gözleriyle boncuk boncuk bana bakıyordu. Adeta “beni al” der gibiydi. Zaten bu kadar tatlı bir şeye nasıl karşı konulabilir ki. Kucağıma aldım ve bir solukta okudum hikâyesini. Sonra merak edip araştırdım ve yediuyurun iri bir fındık faresi olduğunu öğrendim. Türkiye’de Trakya, Bolu, Bursa, Karadeniz kıyılarında yaşayan ve yılın yedi ayı uyuyabilen bu sevimli hayvana siz de bu kitapta bayılacaksınız!

Hiç fareler de sevilir mi demeyin? Kerstin Schoene öyle güzel, öyle muhteşem resimlemiş ki bırakın fareye sevmeyi yarasaya bile sarılmak isteyeceğinize bahse girerim. Oğlum kitabı okurken “Anne tilki çok yumuşak!” demişti. Bu cümle bile kitabın resimlerinin ne denli güçlü olduğunun bir göstergesi. Resimli çocuk kitaplarını seçerken ilk dikkat ettiğim şey görsel metni oluyor kuşkusuz. Dilsel metne daha sonra bakıyorum.  Ama kitabın üzerinde yazan isim Sabine Bohlmann olunca dilsel metin de garanti demektir. Kendisini daha büyük yaş grubu için kaleme aldığı  “Çalısüpürgesi “adlı harika bir seriyle tanımış ve çok sevmiştim. Resimli bir çocuk kitabıyla karşılaşmak ise benim için harika bir sürpriz oldu doğrusu. Yasemin Kılınç tarafından çevrilen ve Yapı Kredi Yayınları tarafından yayınlanan  “Uykuya Dalamayan Minik Yediuyurun Hikâyesi” adlı bu kitabın bir de öyküsüne gelin hep birlikte bakalım.

Bu çocuk kitabı yazısını arkadaşlarınızla da paylaşın!Click To Tweet

Mevsim sonbahardır ve kış uykusuna yatma vakti gelmiştir. Ama minik yediuyurun hiç uykusu yoktur. Annesinin “Uyuyamayan bir yediuyur gerçek bir yediuyur değildir!” sözü de onu iyice telaşlandırır. Yatağında döner durur ama bir türlü uyuyamaz. Sırasıyla tilki, bülbül, salyangoz, baykuş, yarasa ve ayı ona kendilerince uyuma taktikleri verirler ama hiç biri işe yaramaz. Minik yediuyur bir türlü uykuya dalmaz. “Ben farklıyım, bir terslik var bende!” diye düşünür. Ancak sonra ona yardımcı olmaya çalışan hayvanlar mışıl mışıl uyurlarken birden rahatlar. “Herkes uyurken kimse benim uyanık olduğumu fark etmez. Ayrıca gerçek bir yediuyur değilsem bile, bu o kadar da kötü bir şey değil!” der. İşte o anda yedi ay boyunca yapacağı güzel şeyleri düşünmeye başlar. (Yazar tüm bunları öyle güzel sıralamış ki ilk okuduğumda oğlumun kıkırdadığını hatırlıyorum.) Bizim minik yediuyur tüm bu güzel şeyleri düşünürken daha doğrusu düşlerken derin mi derin bir uykuya dalar.

Hep derim ya iyi bir çocuk kitabı sadece çocuklar için yazılmamıştır diye bu sözümü yine tekrarlayacağım. Toplumun bize biçtiği rolleri ve farklı olmaya dair bakış açısını da sorgulayan bu harika çocuk kitabını tüm küçük ve büyük kitap kurtlarına öneririm. Bana güvenin pişman olmayacaksınız!

Sevgilerimle,

Hafize Güner

1976 yılında İstanbul’da doğdu. Lisans eğitimini Çocuk Gelişimi ve Eğitimi üzerine, yüksek lisansını ise Yaratıcı Drama üzerine yaptı. Doktora düzeyinde Çocuk Edebiyatı dersleri aldı. 2005 yılından beri Terakki Vakfı Okulları’nda Yaratıcı Drama Uzmanlığı/Öğretmenliği yapıyor. Sanat yoluyla öğrenme, eğitim için tiyatro konusunda projeler yürüttü ve bu konularda bildiriler yayınladı. “Yaratıcı Drama Köprüsü” adlı sempozyumun öncülüğünü ve koordinatörlüğünü yaptı. “İlköğretimde Yaratıcı Drama” ve “Eğitim İçin Tiyatro Uygulamaları” adlı iki kitap yazdı. Tilki Toni’nin yaratıcısı, “İyi Ki Varsın Tilki Toni” serisinin yazarı. “Aslan’ın Doğum Günü” ve “Park Canavarı” adlı resimli çocuk kitapları da bulunan Güner, kitapların çocuk okurla buluşması için sanatsal çalışmalar yürütüyor ve performanslar yapıyor. Çocuk yogası eğitmeni ve aynı zamanda hikaye anlatıcısı olarak  “Masal Yoga” kavramının öncüsü ve yürütücüsü. Şimdilerde “İda ve Mila” adlı  yeni  serisinin yayına hazırlanmasını heyecanla takip ediyor. Serinin ilk kitabı olan Kuş Gibi’nin raflarda yerini almasının sevincini yaşıyor. Kadıköy Anneleri web sitesindeki “İlk Kitaplığım” adlı bu köşede üç yıldır düzenli olarak çocuk edebiyatı yapıtlarını tanıtıyor ve yılda dört kez olmak üzere Küçük Kitap Kurtları Buluşmaları düzenliyor. 3.5 yaşındaki oğlu İda, eşi Hasan Nami ve kedileriyle birlikte Moda’da yaşıyor.

25 Shares
Zeki Çocuk Anaokulu

Bu yazımızı da inceleyin.

Küçük Gece Kedisi

Sevgili Kadıköy Anneleri merhaba, Bugün sizi sevgili komşum, oğlum İda’nın mahalle arkadaşı Bulut’un tatlı annesi …