19 Eylül 2018, Çarşamba
Ana Sayfa / Her Telden / Sıkı Dostlar

Sıkı Dostlar

33 Shares

Sevgili Kadıköy Anneleri merhaba,

Anneler gününe özel yazılarımızın ikincisiyle karşınızdayız. Bildiğiniz gibi birlikte dördüncü anneler günümüzü kutluyoruz. Bu özel gün için daha önce “Küçük Kanguru, “Memo ve Ay” ve “Akıllı Tilki’nin Masalı” adlı üç kitabı buradan sizlere anlatmıştım. Bu sene ise sizlere yer vermeyi düşündüm ve köşemizin yakından takip eden dört güzel anneyi İlk Kitaplığı’ma konuk ettim. İlk annemizin tanıttığı “Bulut Kuş” adlı kitabın ardından şimdi de köşemizin en başından beri sıkı takipçisi Simge Konu Ünsal bizlerle. Kendisiyle 2017’deki Küçük Kitap Kurtları Kış Buluşması’nda yüz yüze tanıştık. Bir sonraki bahar buluşmasında bizler için Leo Lionni’den piccolo blu e piccolo giallo‘yu İtalyanca okumuştu. Hacettepe Üniversitesi İngilizce Mütercim Tercümanlık okumuş ardından İstanbul Üniversitesi İtalyan Dili ve Edebiyatı bölümünde yüksek lisans yapmış, pek çok yetişkin/çocuk bilim kitabının çevirmenliğini ve redaktörlüğünü üstlenmiş Sevgili Simge’ye bu değerli yazısı için çok teşekkür ederim. Kendisi benim de oğlum İda’nın da çok sevdiği Redhouse Kidz’den yayınlanmış “Sıkı Dostlar” kitabını seçmiş çok da iyi etmiş. Keyifli okumalar dilerim.

Sevgili Kadıköy Anneleri merhaba,

Öncelikle uzun bir süredir takip ettiğim bu köşede konuk yazar olarak kitap tanıtabilmek benim için büyük bir mutluluk. Bu vesileyle öncelikle Hafize’ye teşekkür etmek istiyorum. Sevgili Hafize İlk Kitaplığım köşesini ilk yayınlamaya başladığında şimdi 33 aylık olan oğlum Deniz’in doğmasına aylar vardı. Bu köşe sayesinde çok nitelikli çocuk kitaplarıyla tanışmış, doğumdan bile önce Deniz’e kitaplık oluşturmaya başlamıştım bile. Köşenin “sıkı” bir takipçisi olarak bugün sizlere tanıtmak istediğim kitap bir süredir çok severek okuduğumuz “Sıkı Dostlar”.

İyi çocuk edebiyatı yetişkinlere de hitap ediyor, öyle ayrı bir tat alıyor ki insan. Bazı çocuk kitaplarını (neredeyse yarısını) önce kendi merakım için heyecanla satın aldığımı itiraf ediyorum! Benji Davies bir süredir çizimlerini ve kitaplarını yakından takip ettiğim bir yazar. Çizeri olduğu iki kitabı saymazsak Türkçede hem yazarı hem çizeri olduğu iki kitabı mevcut (Dedemin Adası ve Yalnız Balina). “Sıkı Dostlar” ise Davies’in çizeri olduğu bir eser. Yazarı Linda Sarah ancak aslında ben de önce Benji Davies kitabı olduğunu düşünerek almıştım elime. Sonradan aslında Sarah’nın metinlerinin de Davies’in metinlerine çok benzediğini fark ettim.

“Sıkı Dostlar” adından da anlaşılacağı gibi tam bir arkadaşlık kitabı. İki iyi arkadaşa katılan üçüncü “yeni” birine bazen arkadaşlardan birinin uyum sağlayamayışını, bu yenilikle arasına mesafe koyuşunu yalın bir metin ve çizimler yoluyla sunuyor. Bunu olanca doğallığıyla gösterirken de biz yetişkinlere de bu durumu hatırlatmış oluyor tabii. Hikâyenin konusuna kısaca değinecek olursak; Bill ve Eto her gün karton kutularını çıkarır, Macera Tepesi’nde oyunlar oynar, kutuların içlerinde oturur. Bill, Eto ile aralarındaki uyumu bazen sessizliklerini, bazen de koşup oynamalarını çok sever. Derken buz gibi soğuk bir pazartesi günü elinde karton kutusuyla başka bir çocuk görünür tepede. Adı Sam’dir. Aralarına katılmak isteyen Sam’i Eto hiç düşünmeden memnuniyetle kabul eder. Ancak Bill için işler o kadar kolay değildir. Yine oyunlara devam edilir, yine tepede vakit geçirilir. Oysa Bill için hiçbir şey eskisi gibi değildir. Eto’yla olan o sihirli uyumun bozulduğunu hisseder, Sam’e karşı yabancılık duyar. O gece karton kutusunun üzerinde tepinir, onu paramparça eder. O geceden sonra da Macera Tepesi’ne gitmez. Eto ve Sam, Bill’i tekrar oyunlarına çağırır fakat o bu çağrılara kulak asmaz. Tek yaptığı bir şeyler çizmektir, oysa Eto’yu ve birlikte yaşadıkları maceralarını özler. Bir gün yine kapı çalınır, Sam Bill için bir şey hazırladıklarını duyurur içeriye. Dışarı çıkan Bill bir de ne görsün? Karşısında üzerinde bayrakları altında ise tekerlekleri bulunan kocaman bir karton kutu vardır! Amansız Dağcı adını verdikleri bu kutu ile türlü türlü oyunlar oynarlar. Bill Sam’i sever, onun iyi kalpli olduğunu düşünür. Üç kafadar olarak birlikte geçirdikleri zamanları sever. Eto ile Sam’le aralarındaki uyumu da sever. Evet, “bu yeni ama güzel bir şeydir.”

Anneler günü özel konuk yazarlarımızı çevrenizle paylaşmayı unutmayın!Click To Tweet

Bir çocuğun en iyi arkadaşı ve bu ikiliye eklenen üçüncü bir çocuğun varlığını saf duygularla, yalın bir şekilde anlatıyor kitap. Kitabı okuduğumda zihnimde beliren okul yaz tatillerinde zamanın genleşip uzadığı, günün hiç bitmez gibi göründüğü yaz günleri oldu. Sıradan şeylerden oyunlar ürettiğimiz, bol bol eğlendiğimiz, çok basit ama çok güzel bazen de Bill gibi başka bir kişinin varlığı karşısında bocaladığımız günler.

Hikâyeyi biraz daha çözümleyecek olursak Sam’in geldiği günün bile soğuk bir pazartesi günü olarak ifade edildiğini, olumsuz bir çağrışımla sunulduğunu fark ediyoruz. Kitapta dikkatimi çeken bir nokta da baba figürünün tek bir yerde oluşu, anne figürüne ise hiç yer verilmeyişi. Baba figürü pek olumlu bir biçimde yansıtılmamış ne yazık ki. Bill kutusunun üzerinde tepinirken babası onu ve duygusunu anlamak yerine içeriden ona sessiz olması için bağırıyor. Bu da Bill’in yalnız olduğu düşüncesini perçinliyor. Hikâyenin sonuna geldiğinizde bu üç çocuğa sarılmak istiyorsunuz; aslında onlara sarılırken kendi çocukluğunuza da sıkı sıkı sarıldığınızı fark ederek.

Sevgilerimle,

Simge Konu Ünsal

Not: Oğlum Deniz ile okuduğumuz kitapları instagram üzerinde @kitapmeraklisicocuk hesabında paylaşıyorum.

  • Kadıköy Anneleri’ne abone olarak, tüm yazılarımızı yayınlandığı an bildirim şeklinde alabilir ve böylece anında haberdar olabilirsiniz. Bunun için, web sitemize girdiğinizde karşınıza çıkan ufak bildirim onayı penceresinde yer alan “İzin Ver” kutucuğunu işaretlemeniz yeterli.
33 Shares
Zeki Çocuk Anaokulu

Bu yazımızı da inceleyin.

Pırtık Tekir & Ayını Asla Okula Götürme

Sevgili Kadıköy Anneleri merhaba, Uzun bir yaz tatilinin ardından yine birlikteyiz. Biz sakin, huzurlu ve …